otomobil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
otomobil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hem Otomobil, hem de motorsiklet


Hollanda’da bir otomotiv firması spor otomobil tutkunları için motorsiklet özellikleri taşıyan bir araç üretti.

660 cc hacmindeki motoruyla 65 beygir güç üreten Carver, 191 kilometre son hıza ulaşabiliyor.
Vandenbrink Carver firması tarafından üretilen aracın kapalı kabini otomobili andırırken (özellikle Volkswagen’in yeni kaplumbağasını), üç tekerlekli araç virajlarda bir motorsiklet gibi yatıyor. Yana yatma işlemini sürücünün ağırlığı yerine harekete duyarlı direksiyon ve tekerleklerle gerçekleştiren araç 65 beygir gücünde.

Carver adı verilen aracın teknolojik olarak en güçlü yönü Dynamic Vehicle Control adı verilen ve hız ve yol koşullarını otomatik olarak izleyip köşelerdeki dengeyi sağlamak için ön tekerlek ve şasinin 45 dereceye kadar eğilmesini sağlayan kontrol sistemi. 660 cc hacmindeki motoruyla 65 beygir güç üreten karma araç 0’dan 100 kilometreye 8 saniyede çıkıyor ve 191 kilometre son hıza ulaşabiliyor.

FİYATI 55 BİN EURO
Avrupa yollarında kullanımı yasal olan Carver’ın, satış fiyatı ise vergiler hariç 55 bin Euro.Carver’ı üreten mühendisler kar kayağı, yamaç paraşütü ve su kayağı gibi harekete yönelik ve birazda tehlikeli sporlardan sonra yollarda yapabilecekleri pek birşey olmadığını görmüşler. Bunun üzerine, mühendisler filmlerde gördükleri otomobil motorsiklet karışımı bir spor araç yapma fikirini hayata geçirmeye karar vermişler. Pek çok füturistik fotğraf, film ve illüstrasyonun, otomobil ve motorsiklet karışımı görüntülere yer verdiğini ve böyle bir araç üretilmeden bile insanların bu tasarıma alıştığını ve kabul ettiğini gören Vanderbrink firması bu hayali gerçeğe çevirmeye cesaret eden ilk firma olmuş.

İLK DENEME DEĞİL
Geçmişte büyük otomobil firmaları dahil olmak üzere pek çok kişi ve kuruluşun bu yönde denemeler gerçekleştirdiğini ancak hiç bir denemenin satılabilir nihai bir ürünle sonlanmadığına dikkat çeken Vanderbrink, Carver’ın başarısını bütün modern şartları yerine getirmiş olmasında görüyor.

Performans, son hız ve hızlanması diğer binek araçlar kadar yeterli olan Carver, denge sağlanması için kullanıcıya özel bir zorluk getirmiyor. Modelin başarılı olmasının bir diğer nedeni ise zor yol koşullarında bile güvenli olması ve arıza çıkarmayan ve ekonomik bir tasarıma sahgip olması.

Otomobil mi? Uçak mı? Yoksa Motosiklet mi?


Motosiklet ve uçak karışımı bir tasarıma sahip bu iki kişilik araç sıfırdan 100 kilometreye 3 saniyede, sıfırdan 482 kilometreye ise tam 30 saniyede ulaşabiliyor.

Peter Maskus'un hazırladığı Acabion GTBO isimli bu motosiklet 750 beygir gücünde. Kabini Formula 1 otomobillerinden esinlenilerek karbondan yapılmış bu araç 450 kilometre hızla seyrederken yaklaşık 16 litre yakıt tüketiyor.

Önde bir sürücü koltuğu, arkada bir yolcu koltuğu bulunan otomobil karışımı bu motosiklet hem benzin hem elektrikle çalışıyor. 1.87 milyon eurodan satışa çıkartılan motosikleti sipariş ettikten sonra kullanabilmek için 3 yıl beklemek gerekiyor.

Tek düğmeyle 'kimyası’ değişiyor


Porsche’nin lüks SUV aracı Cayenne, daha sportif versiyonu ile Türkiye yollarını arşınlamak için 2008’i bekliyor.

Cayenne ailesine katılan GTS, 2008’in Şubat ayından itibaren Türkiye’de satışa sunulacak.Doğuş Otomotiv-Porsche, 128 bin 985 Euro’dan başlayan anahtar teslim fiyatlı Cayenne GTS’den gelecek yıl 10 adet satmayı hedefliyor.İlk kez Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıtılan Porsche Cayenne GTS, arka bölümde yoğunlaşan krom kaplamalarının yanı sıra bagaj kapağındaki GTS logosuyla diğer versiyonlardan ayrılıyor. GTS’in aerodinamik biçimini daha da pekiştiren arka spoylerin yanı sıra araçta isteğe bağlı çift kanatlı profile sahip sabit bir başka spoyler seçeneği daha var. 405 HP’lik V8Cayenne GTS’in kabinindeyse sportif ve konforlu koltuklar, ilk etapta ön plana çıkanlardan. Sürücü ve ön yolcu için 12 yönde ayarlanabilen, ek yüksekliğe sahip yan destek elemanlarını içeren sportif koltuklar, tek düğmeye hem yatay hem dikey konuma gelebiliyor. 4.8 lt’lik V8 (405 HP) motor, 6 ileri manuel şanzıman ve Cayenne S’e göre 24 mm alçaltılmış şasiye sahip. Araçta bulunan, “çileden çıkartacak” ya da “kimyasını değiştirecek” Spor Düğme, sürücünün aracın ayarlarını performanslı ya da yakıt ekonomisi sunacak şekle getirebilmesini sağlıyor.

Bugatti Doğuş Otomotiv'den sorulacak!


1998 yılında Volkswagen AG çatısı altına giren ve halen dünyanın en pahalı seri üretim spor otomobili Veyron 16.4’ün üretimini gerçekleştiren Bugatti markasının Türkiye’deki temsilcisi Doğuş Otomotiv oldu. Değer zinciri kapsamında temsil ettiği marka sayısını 14’e çıkaran Doğuş Otomotiv, Bugatti adına ülkemizde tanıtım, pazarlama ve satış aracılığı faaliyetlerini yürütecek.Türkiye’de otomotiv sektörüne değer zinciri kavramını getirerek en geniş yelpazede ürün ve hizmet sunan Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş., Aralık ayı itibariyle dünyanın en değerli spor otomobil markalarından biri olan Bugatti’nin Türkiye temsilciliğini de üstlendi. Bentley ve Lamborghini’nin yanı sıra Audi ve Porsche gibi lüks otomobil markalarının da distribütörlüğünü gerçekleştiren Doğuş Otomotiv’in temsil ettiği küresel büyüklükteki marka sayısı böylece 14’e yükseldi.Merkezi ve mevcut tek fabrikası Fransa’da Molsheim’da bulunan Bugatti Automobiles S.S.SS şirketi adına Doğuş Otomotiv, Türkiye genelinde tanıtım, pazarlama ve satış aracılığı faaliyetlerinde bulunacak.Uluslararası otomotiv sektöründe neo-klasik sportmen olarak anılan Bugatti, halen sadece seri üretim halini ilk olarak 2001 yılında tanıttığı 16.4 Veyron isimli modelini üretiyor. Uzun süre testler sonrasında seri üretim bandına gelebilen bu sıra dışı spor otomobil, iki adet V8 motorun birleştirilmesiyle meydana gelen 16 silindirli turbo motorunun performans değerleriyle olduğu kadar sınırlı üretim adedi ve satış fiyatıyla da dikkat çekiyor. 1001 HP güç ve 1250 Nm tork üreten 8,0 litrelik W16 motorlu Bugatti Veyron 16.4, 2.5 saniyede 0–100 km/s hızlanmasını tamamlayabiliyor. Statik konumdan 300 km/s hıza 16.8 sn’de çıkabilen ve 407 km/s’lik son hız değerine sahip dört tekerlekten çekişli Bugatti Veyron 16.4’te 7 ileri hızlı DSG şanzımanla vites değişimleri gerçekleştirilebiliyor.

Maybach’tan geçmişe saygı


Özellikle lüks Alman ve Amerikan otomobillerinde rastlanan bir gelenek, konsept haliyle bile olsa yeniden ortaya çıktı. Dünyanın en lüks otomobil markalarından biri olan ve Mercedes tarafından hayata döndürülen Maybach, bu geleneği Dubai Motor Show’da sergileyeceği “Maybach 62 S Landaulet” konseptiyle yaşatacağının sinyallerini verdi.Maybach Landaulet’nin adı, lüks atlı arabalardan otomotive uyarlanan, 1920 ve 30’lu yıllarda lüks otomobil karoseri üreticileri tarafından sıkça kullanılan yarı açılır tavan uygulamasının yaygın isminden türetilmiş. Yani “Landau” kelimesinden... Aracın tavanının sadece arka kısmı açılırken, sürücü tarafı sabit kalıyor. Hatta açılan bölüm bez tavanlıyken, sürücünün üzerinde bildiğimiz standart metal tavan bulunuyor.

Arkada havalar nasıl?

Hayli lüks ve seçkin malzemelerden üretilen bir iç mekâna sahip Maybach, tavanı açıldığında da yolcularını üzmüyor ve konforunu bozmuyor. Söylendiği kadarıyla, kabinin arka bölümü tavan açıldığında bile rüzgârı ve hava koşullarını yolcusuna iletmiyor. Bunun için yeni geliştirilmiş özel bir klima sistemi kullanılmış. Sürücü ile yolcu bölümünü birbirinden ayıran cam ise likit kristalden. İstenirse şeffaf, istenirse de görünmez hale getirilebiliyormuş. Yatırılabilen arka koltuklar, özel bardak ve şişe tutucular, buzdolabı, DVD oynatıcı, 6’lı CD değiştirici gibi ufak ayrıntılar da bu araçta mevcutlar listesinde. Süspansiyonu da havalı!..AMG ile birlikte geliştirilen 6.0 lt hacimli, 12 silindirli ve 612 HP gücünde motora sahip aracın 20 adet üretileceği söylentileri var. Ancak şirket, bu aracın seri üretimi konusunda bir planlarının olmadığını, fuarda gelecek tepkilere göre karar vereceklerini söylüyor.

Peugeot 308 Türkiye'de


Peugeot'un, Avrupa'nın ardından 6 hafta sonra Türkiye pazarına sunduğu yeni aracı 308 ile Türkiye'de pazar payı kazanacağını dile getiren Peugeot Türkiye Genel Müdürü Jean Vieux, yeni modele ilişkin bilgi verdi.

Otomobilin son derece etkileyici bir tasarıma sahip olduğunu ve bazı özellikleriyle 307'ye benzetildiğini ifade eden Vieux, bu durumun olumsuz olarak algılanmaması gerektiğini, 307'nin önemli başarılar elde ettiğini, Peugeot merkezinin, 307 konseptini diğer modellerinde de korumayı planladığını anlattı.

Peugeot'nun kalitede ileri gitme konusunda kararlı olduğunu vurgulayan Vieux, yeni modelin 2 milyon kilometre yolda test edildiğini söyledi.

Peugeot 308'in EuroNCAP testinden 5 yıldız aldığını bildiren Vieux, yaya güvenliğinde 3, otomobilde çocuk güvenliği konusunda ise 4 yıldız aldığını kaydetti.

“FİYATLARIN DÜŞMESİ MÜŞTERİ LEHİNE DEĞİL GİBİ...

”Türkiye'de çok aktif bir piyasa bulunduğunu, her sabah gazetelerde otomobil promosyonları ilanları gördüğünü anlatan Vieux, “Fiyatların düşmesi müşteri lehine değil gibi geliyor bana. Fiyat savaşına girmemek için Peugeot 308'in stoklarla sınırlı olmak üzere tanıtım fiyatını 30 bin 800 YTL olarak belirledik. Bu sembolik bir fiyattır. Peugeot artık bir takım şeyleri değiştirmek istiyor” diye konuştu.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Vieux, “Kampanyalardan uzak mı duracaksınız?” şeklindeki soru üzerine, Türkiye'nin önemli bir pazar olduğunu belirterek, “(Hayır, kampanya yapmayacağız) diye bir şey yok” dedi.
Türkiye'nin kendileri için son derece önemli bir piyasa olduğunun altını çizen Vieux, Türk sanayisine katkıda bulunmak istediklerini, Karsan ile önemli işbirlikleri bulunduğunu hatırlattı.
Vieux, Peugeot'nun Türkiye'de fabrikası bulunmadığını ancak, başka türlü bir ortaklığı tercih ettiğini anlattı.

PEUGEOT'NUN TÜRKİYE'DE HAK ETTİĞİ YER...

“Peugeot'un Türkiye'de hak ettiği yer neresidir?” sorusu üzerine Vieux, Türkiye otomotiv pazarının dalgalı bir seyir izlediğini belirterek, pazar öngörüsünde bulunmanın güç olacağını, sorunun cevabını en iyi müşterilerin verebileceğini kaydetti.

Peugeot'un şu an pazar payınını yüzde 3'lerde olduğunu ve bunu hak etmediğini dile getiren Vieux, paylarını en az 1 puan daha artırmak gerektiğini söyledi.

Geçtiğimiz dönemde Fransa ile Türkiye arasında yaşanan siyasi sorunların hatırlatılarak bu durumun Peugeot'un satışlarına nasıl yansıdığına ilişkin bir soru üzerine Vieux, “Bizim isteğimiz memnun ve tatmin olmuş müşteridir. Türkiye'den satın aldığımız parçalar giderek artıyor. Siyasi görüş belirtmem doğru olmaz” şeklinde konuştu.

Peugeot Türkiye Ürün Şefi Can Dinç ise 308'in daha üst sınıf otomobilleri hatırlatan malzeme kalitesi, güvenlik özellikleri ve kullanıcıyı iyi hissettiren iç mekanı ile rekabet güçlerini artıracağını söyledi.

Peugeot Türkiye Pazarlama Müdürü Dominique Hanotaux ise 308'in Avrupa'da günde 1.200 adet sipariş aldığını belirterek, iddialarının piyasada ilk 3'e girmek olduğunu söyledi.
Hanotaux, Peugeot 308'in Almanya'da “Altın Direksiyon” ödülü kazandığını da bildirdi.

TİTREK KOLTUK

Peugeot 308, bir önceki model olan 307'nin bazı özelliklerini koruyor.
Önceki modelin mimarisinden yararlanan 308, Türkiye pazarına benzinli ve dizel seçenekleri ile sunuldu.

Otomobil 100 kilometrede şehir dışında 4 litre yakıt tüketirken, otomobilde modele göre hız sabitleyiciyle birlikte çalışan değişken bir hız sınırlandırıcı, her bir tekerleği düşük basınç ya da lastik patlaması gibi uyarı alarmı düzeyleriyle gösteren bir lastik basıncı algılayıcısı sistemi, şerit dışına çıkma uyarısı sistemi bulunuyor.

Bu sistem saatte 80 kilometre hızdan itibaren ve yolun birden fazla şeride sahip olduğu (sürekli çizgi ya da kesik kesik çizgi ile belirlenmiş) normal yollarda ve otoyollarda istemeden şerit değiştirilmesi durumunu algılıyor.

Eğer yol çizgisi sinyal kullanılmadan aşılırsa, AFIL sisteminin ön alt panelin altında bulunan altı algılayıcısı manevrayı belirleyerek sürücüyü uyarması için bilgisayara talimat veriyor. Koltuk minderinde yer alan bir titreşim birimi hangi taraftaki çizgiler aşıldıysa koltuğun o tarafını titreterek sürücünün yeniden kontrolü elde etmesine yardım ediyor.

Yeni BMW 1 Cabrio


BMW’nin merakla beklenen modeli 1 Serisi Cabrio yüzünü gösterdi. Dinamik tasarımı, düşük yakıt tüketimi, Cabrio keyfi ve BMW Efficient Dynamics anlayışıyla 1 Serisi Cabrio, BMW’nin dinamizmini her ayrıntısında hissettiriyor.

Üstün sürüş özellikleri, çekici dış tasarımı, konfor ve güvenlik donanımlarıyla kullanıcıların gözdesi olan BMW 1 Serisi’nin son yıldızı 1 Serisi Cabrio, otomotiv sektörüne damga vurmayı hedefliyor. Cabrio tutkunluğunu önceki modellerindeki başarısı ve dinamikliğiyle ispat eden BMW’nin, son Cabrio’su 1 Serisi de geçmiş dönemin başarılarının izlerini kolaylıkla yansıtıyor. BMW’nin son gözdesi 1 Serisi Cabrio, 22 saniye süren seranatını 40 km/s hıza kadar devam ettirebiliyor. Üstü açık otomobil keyfinin ilk dakikaları da bu 22 saniyeyle başlıyor. BMW’nin teknoloji, dinamizm ve performans genlerini ruhunda taşıyan 1 Serisi Cabrio, özel tavan renkleriyle de tasarım konusundaki farklılığını ortaya koyuyor. Klasik siyah, bej veya dünyada ilk defa metalik dokulardan örülmüş kumaş bir malzeme olan antrasit gümüş lekeli bir tavan rengi de BMW 1 Serisi Cabrio’nun dış tasarımını daha dikkat çekici hale getiriyor. Kışkırtıcı tasarım Her BMW modelinde olduğu gibi 1 Serisi Cabrio’da tasarım yönünden BMW’nin dinamizm ve kışkırtıcılığını yansıtıyor. Ön tasarımında BMW’nin sembolü farlar ve böbrek şeklinde büyük ızgara 1 Serisi Cabrio’nun ön tasarımının belirleyici özellikleri. Dikkat çekici olarak yatay omuz çizgisi, uzun çerçevesiz kapılardan bagaja kadar uzanırken, otomobilin ön ve arka çizgilerini de keskinleştiriyor. Arka tasarımın önemli hatlarını oluşturan LED stoplar 1 Serisi’nin arkasında kalanlara da güzel bir görsel şölen sunuyor. 1 Serisi’nin en üst modeli olan 135i Cabrio’da 17 inçlik alaşım jantlar arka difüzör sportifliğin bir diğer yansımaları İç tasarımında kokpitin geniş yatay çizgileri dikkat çekici bir ayrıntı durumunda. Tavan kapalıyken 305 litre, açıkken 260 litre olan bagaj ile uzun yolculuklar için gerekli alan bulunuyor. BMW 3 Serisi ve 6 Serisi Cabrio modellerinde kullanılan ve güneş ışığının kızıl ötesi ışınlarını yansıtan Sun Reflective Leather Teknolojisi 1 Serisi Cabrio’da da kullanılıyor. BMW üretim sırasında bu “Soğuk pigment”leri kullanan teknolojiyi sunan ilk üretici olarak yenilikçiliğini de gösteriyor. Geleneksel deri döşemelerle karşılaştırıldığında bu teknoloji, koltukların yüzey ısısını 20 dereceye kadar düşürüyor. BMW 3 Serisi Cabrio’dan gelen bir diğer özellik de klima sistemi için spesifik ayarlamaları. Standart “hafif”, “orta” ve “yoğun” seçenekleriyle beraber, sistem tavanın açıldığını algılıyor ve otomatik olarak “cabrio” moduna geçiyor. Bu durumda, havalandırma kontrolü havalandırma yoğunluğunu korumak için iç ısıya değil dışarıdaki ısıya ve güneş ışığı faktörüne göre tepki veriyor “Hayat birden başlar” felsefesiyle yola çıkan BMW 1 Serisi, Cabrio versiyonunda da güvenliği ön planda tutuyor. Özellikle Cabrio otomobiller için önemli bir güvenlik ölçütü olan takla sensörleri, BMW 1 Serisi Cabrio’nun da olmazsa olmazı. Tehlike anında ek koruma grubuyla donatılmış ve takla sensörleriyle geliştirilmiş güvenlik çemberi aktif hale geliyor. Bir saniyenin altında bir sürede arka koltuklardan çıkan güvenlik çıtalarıyla sürücü ve yolcu güvenliği maksimize ediliyor.. Dinamik motor seçenekleri 1 Serisi Cabrio 4 benzinli 1 dizel olmak üzere 5 farklı motor seçeneği ile yola çıkıyor. Tüm modellerde 6 ileri manuel ve otomatik şanzıman seçenekleri bulunuyor. Benzinli motorlar; 2.0 litre hacimli, 143 HP güç ve 190 Nm tork üreten 118i Cabrio, 2.0 litre hacimli 170 HP güç ve 210 Nm tork üreten 120i Cabrio, 6 silindirli 3.0 litre hacimli, 218 HP güç ve 270 Nm tork üreten 125i Cabrio, 6 silindirli 3.0 litre hacimli turbo, 306 HP güç ve 400 Nm tork üreten 135i Cabrio olarak sıralanırken dizel partikül filtresine sahip, 170 HP güç ve 350 Nm tork üreten 120d Cabrio da tek dizel seçeneğini olarak ürün gamında yerini alıyor. EfficientDynamics farkı Yüksek performans ve dinamik sürüş gibi unsurlara paralel olarak düşük yakıt tüketimini de hedefleyen BMW 1 Serisi Cabrio EfficientDynamics ile bu farkını hissettiriyor. Uygun vites göstergesi ve fren enerjisi yenileme sistemleri gibi özellikler etkin ve dinamik sürüş farklılığını ortaya koyan unsurlardan bazıları…Yine kullanılmadığı zaman enerji gereksinimi sadece 200 watt olan klima, Elektronik Destekli Direksiyon sistemi ve dur-kalk fonksiyonlu şanzıman da aracın etkin kullanımına destek olan diğer unsurlar olarak sıralanabilir.

WRX STi'ın resmi videosu yayınlandı

Subaru, tepeden tırnağa yenilenen Impreza'nın WRX STi versiyonunun ilk resmi videosunu yayınladı.

Yenilenen Impreza ile yeni bir tasarım anlayışını bünyesine katan Subaru, uzun yıllardır hız tutkunlarının beğenisini toplayan WRX STi'ın yeni versiyonunda da bu başarısını sürdürmeyi hedefliyor. Normal Impreza'ya oranla daha sportif hatlara sahip ola WRX STi versiyonu, yeni nesil bu aracı rakiplerine karşı daha iyi bir noktaya taşımak için mücadele edecek.

304 HP’lik 2.0 litre turbo şarjlı boxer motor ile donatılan Impreza WRX STi performans ve sürüş sitiliyle beklentileri fazlasıyla karşılamayı başarıyor.

En güçlü Sirion Türkiye'de


Sirion, 1.5 litrelik yeni motor seçeneğinin sunduğu yüksek performansa karşılık düşük yakıt tüketimi, çekici tasarımı ve kullanışlılığıyla gönülleri fethedecek.


Daihatsu model yelpazesini genişletmeye devam ediyor. Şehirde aktif yaşam tarzını benimseyenler için otomobiller geliştiren Daihatsu’nun son yeniliği performansa önem verenlere hitap ediyor. Sirion, tasarımı, kullanışlılığı, 1.0 ve 1.3 litrelik yüksek performanslı ve tutumlu motorlarıyla kısa sürede sınıfında özel bir yere sahip oldu. Daihatsu’nun şehir otomobili uzmanlığının tipik bir örneği olan Sirion’un 1.5 litre 103 HP’lik motora sahip yüksek performanslı modeli de artık Türkiye pazarında.


Tasarımıyla genç ve dinamik görünen Sirion 1.5, 3.630 mm’lik boyunun tüm avantajlarını sürücüsüne yaşatıyor. Sıkışık alanlarda manevra kolaylığı, dar park yerlerinden faydalanma gibi pratik özellikler, Sirion sahipleri için standart donanım olma özelliğini sürdürüyor. Modern tasarımlı iç mekan da karmaşadan uzak ve şık. Dış boyutlardan beklenmeyecek kadar geniş ve huzurlu bir iç mekan Sirion’un yolcularını karşılıyor. Kaliteli malzemelerden oluşan iç mekan, kendinden üst sınıftaki otomobillerle yarışıyor.


Sirion 1.5’te kullanılan 1495 cc hacmindeki, 16 supaplı ve çok noktadan enjeksiyonlu modern tasarımlı motor, performans ve yakıt tüketimi ilişkisini mükemmel hale getiren DVVT (Daihatsu Variable Valve Timing: Daihatsu Değişken Supap Zamanlaması) sistemine sahip. DVVT sayesinde benzerlerinden daha yüksek performans sergileyen ve Euro 4 emisyon normuna uygun motorun ortalama yakıt tüketimi de 1.3 litrelik motor seviyelerinde. 6000 d/d’de 103 HP güç, 4400 d/d’de 132 Nm tork üreten 1.5 litre motor, 100 km’de ortalama 6.2 litre yakıt tüketiyor. Sirion 1.5’in 0’dan 100 km/s’ye hızlanma süresi 10.5 saniye ve azami hızı da 175 km/s.

Sirion 1.5, çok zengin bir standart donanım sunuyor. VSC (Araç Denge Kontrolü), ABS, EBD, sürücü-yolcu, yan ve perde hava yastıkları gibi üst düzey güvenlik donanımları, bu sınıfta az bulunur özelliklerden. Ayrıca, klima, uzaktan kumandalı merkezi kilit, yükseklik ayarlı servo direksiyon, radyo-CD çalar, elektrikli yan aynalar, elektrikli ön ve arka camlar, asimetrik katlanabilen arka koltuklar, yükseklik ayarlı sürücü koltuğu, arka hoparlörler ve ön sis farları standart olarak sunuluyor.

Psikolojinizi çözen otomobil geliyor


Japon üreticilerin birbirinden ilginç konsept araçlarla gövde gösterisi yaptığı Tokyo Motor Show 40'ıncı kez kapılarını açtı. 'Yenilikleri yakala, geleceğe dokun' sloganıyla açılan fuarda psikolog gibi sürücüye müdahale eden otolar ile tek kişilik konseptler ilgi çekti..


Otomotiv dünyasında geleceğin kapıları Japonya'da düzenlenen Tokyo Motor Show'da açıldı. Japon markalarının gövde gösterisi yaptığı fuarda, bugünün değil yarının otomobilleri sergilendi. Şehir içi kullanıma yönelik 'ultra küçük' tek kişilik araçlar ile sürücünün kalp atışlarından mutlu olup olmadığını anlayan 'psikolog' otolar, 40'ıncı kez kapılarını açan Tokyo Motor Show'un sloganını doğrular nitelikteydi: "Yenilikleri yakala, geleceğe dokun." 100'ü aşkın modelin dünya tanıtımının yapıldığı fuarda, Japon markalarının sergilediği konsept araçlar dikkat çekti. En fazla konsept modelin sergilendiği fuar olma özelliğine sahip Tokyo Motor Show'da, Japon üreticiler otomotivin geleceğinde ne denli önemli rol oynadıklarını tüm dünyaya kanıtladı. 11 Kasım tarihine kadar ziyaret edilebilecek fuarın bu yıl 1.7 milyon otomobilseveri ağırlaması bekleniyor.


TOYOTA


Toyota RiN fuardaki en ilginç konseptlerden. Sürücünün dikkatini doğaya yönlendiren RiN, beyin ile vücudun uyum içerisinde olmasını amaçlıyor. Sürücünün kalp atışlarından mutlu ya da mutsuz olduğunu anlayan RiN araç içindeki sıcaklığı ve renkleri değiştirerek, sürücüyü mutlu ediyor.


MAZDA


Japon üretici Mazda'nın konsepti Taiki, tasarımı ile fuarın en iddialı modellerinden biri. Atmosfer anlamına gelen Taiki, üreticinin en son geliştirdiği RENESIS motora sahip. Kanatlı kapıları ve arka tekerleklerinin dışarıda bırakılması Taiki'nin aerodinamiğe katkı yapmış.


HONDA


Honda'nın konsept aracı PUYO manevra kabiliyetini arttırmak üzere 360 derece dönebilecek şekilde tasarlanmış. Hiç bir sert köşesi bulunmayan PUYO'nun en büyük özelliği ise yumuşak silikon yapısı nedeniyle renk değiştirebiliyor olması.


SUZUKİ


Suzukı'nin konsepti Pixy tek kişilik bir araç. Önümüzdeki yıllarda birçok kişi tarafından kullanılacak tek kişilik araçlardan olan Pixy elektrik motora sahip. Pixy'nin en önemli özelliği ise istendiğinde SSC isimli bir diğer otonun içine girerek küçük bir otomobile dönüşmesi. Suzuki'nin paylaşan minibüs ismini verdiği SCC iki adet Pixy'i taşıma özelliğine sahip. Fakat SCC sadece Pixy'lerin içinde olduğu durumlarda yol alabiliyor.


NİSSAN


Nıssan'ın 2005 yılında da konsept olarak tanıttığı modeli Pivo, 360 derece dönebilen yolcu kabinine sahip. Bu görüntüsüyle yengece benzeyen Pivo, Pivo 2 adıyla bu yıl da fuarda. Fakat öncüsünün bu özelliğine ek olarak 90 derece dönebilen tekerleklerle donatılmış.


AUDI


Audi Tokyo'da küçük segmente giriş yapacak olan yeni modeli hakkında ip uçları veren bir konsept ile otomobilseverlerin karşısına çıkıyor. Gerçek A1'i yollarda görmek için ise 2009'u beklemek gerek.


NISSAN


Nıssan'ın fuardaki diğer konsepti ise geleceğin ticari aracı hakkında fikir veren NV200. Uzatılan arka kabini sayesinde mobil ofise dönüşenebilen NV200'de lavabo, fırın, elbise askısı ve ilk yardım çantası bile var.

Mercedes C220 tanıtılacak


Tüm dünyada büyük beğeni toplayan ve milyonlarca kişinin merakla takip ettiği motor sporları Otomobil Dünyası programında sizlerle buluşuyor.
Formula 1, Dünya Ralli Şampiyonası, Off-Road, Motorsiklet yarışları başta olmak üzere tüm motor sporları bu programda. Ayrıca her hafta değişik bir modelin test edildiği deneme sürüşü bölümü, İleri Sürüş Teknikleri Uzmanı Ümit Uyar’dan güvenli sürüş köşesi, otomobil piyasalarındaki son durum; kısacası otomobiller ile ilgili her şey Otomobil Dünyasında.
Sunuculuğunu Ebru Keskin ve Korhan Önder’in yaptığı Otomobil Dünyası’nın bu haftaki bölümünde Mercedes C220 CDİ tanıtılıyor. Ümit Uyar’ın gerçekleştirdiği test sürüşünde araçla ilgili tüm bilgiler detaylı olarak seyirci ile paylaşılacak, aynı zamanda program içerisinde otomobil fiyatlarındaki son durum ve Motor sporlarındaki son gelişmeleri de bulabileceksiniz.
Her hafta sorulan soruya doğru cevabı gönderen izleyiciler, yapılan çekiliş sonrası çeşitli hediyeler kazanabiliyorlar.Otomobil Dünyası’nı her hafta Pazar günü saat 12.40’ta Kanal a’ da...

İsveç Çeliği Saab 9-3 Aero


Otomobil dünyasında uçaklar ile bağlantılı markalar, pek de çok değildir. İşte bu nadir markalardan biri de, Saab’dır. İsveçli uçak firması Saab’ın 15 mühendisi, 1939 yılında bir otomobil üretmek üzere çalışmalara başlar ve 2. Dünya Savaşı bittiğinde, ilk otomobil prototipi 92.001 yollara çıkar. Günümüzdeki ileri teknolojiden farklı olarak, prototipin metal gövdesi, ustalar tarafından at gübresi üzerine yerleştirilen meşe kalıplarda, çekiç ile dövülerek şekillendirilmiştir. Bu “organik” teknoloji ile, aracın aerodinamik katsayısının, zamanımızdan 60 yıl önce, Ferrari F40’dan daha iyi bir değere ulaşması sağlanmıştır.
Güncel Saab 9-3 Aero, hızlı ve keyifli bir otomobil. Araca baktığınızda, yere yakın gövdesi, ön tampon ve bagajındaki kanatı, hızı hakkında ipucu veriyor. İçine oturduğunuzda sizi saran çift renkli deri koltukları, ve sürücü odaklı gösterge paneli, dış görünüşü ile son derece uyumlu. Aracın sürati konusunda en ikna edici şey ise, marşa bastığınızda çıkan ses. Turbo beslemeli 2.8 litrelik V6 motor, devir ne olursa olsun, araçtaki yolcuları, kalkış yapan uçaklardakine benzer bir çekim ile, koltuğa yapıştırıyor.
Otomobilin iç tasarımı, günümüzde meraklılarının çok özlediği, 2000lerden önceki modellerde daha belirgin olan, sürücü odaklı BMW'lere benziyor. Şoför koltuğuna oturduğunuzda, kontroller ve göstergelerin, kendinize dönük olduğunu farkediyorsunuz. Aracın zaten eğlenceli ve keyifli olan kullanımına bir de iç tasarımın orijinalliği eklenince, sürüş son derece keyifli oluyor. Ön koltuklar elektrik kontrollü ve şoför koltuğu, üç farklı ayarı hafızasında tutabiliyor. Aracın sinyal, silecek, direksiyon ayarlama kolları, el freni ve vites tünelinin etrafındaki plastik şaşılacak derece ucuz görünümlüyken, kapı panellerinde ve göğüste kullanılan malzemler ise aksine çok kaliteli.
Gösterge panelinin gece modu bulunuyor. Düğmesine bastığınızda, bütün ışıklar sönüyor ve sizin daha önce belirlediğiniz aralıkta çalışan hız göstergesi, devrede kalıyor. Böylece karanlık yollarda yapılan yolculuklarda, hem gösterge paneli gözünüzü almıyor, hem de siz, en önemli bilgiyi hızlıca okuyabiliyorsunuz. Tabi havacılıkla kendini bu kadar özdeşleştiren bir markaya "head-up display" daha yakışırdı.
Bose tarafından geliştirilen müzik sisteminde, İsveç'li müzik gruplarından ABBA, Ace of Base, The Cardigans, Roxette şarkılarını, hatta Opeth'in "Ending Credits" parçasını, büyük keyifle dinleyebilirsiniz. Radyo ekranı zamanın biraz gerisinde görünse de son derece fonksiyonel; elinizi direksiyondan ayırmadan kontrol etmeniz mümkün.
Saab’ın “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır” atasözümüzü hatırlatan, kendine has bir özelliği dikkat çekiyor . Firmanın güvenlik konusundaki saplantılı felsefesi, karşımıza kontak anahtarında çıkıyor. Kontak anahtarının, elfreni hizasında, sıra dışı bir yerde bulunmasının, güvenliğe dayalı nedenleri var. Firma trafik kazalarında, şoförün dizlerinin yükselerek aracın göğsüne çarptığını, sert ve kompakt metal parçalardan oluşan kontak bölümünün, diz kapaklarını parçaladığını fark etmiş. Bu nedenle ön göğüs, şoför ve yolcu koltuğunda oturanın dizlerini korumak için, yumuşak maddeden imal edilmiş. Diğer yandan kontağın aşağıda bulunması, hırsızların kontağı parçalayarak, aracı çalmalarını iyice zorlaştırmış. Son bir faydası ise, ergonomik katkısı. Emniyet kemeri, elfreni ve kontağın yakın pozisyonu, ergonomik olarak kolaylık sağlıyor.
6 vitesli otomatik şanzımanı direksiyondan da kontrol etmek mümkün. Tiptronik kullanımda, siz vites büyültmeye karar verinceye kadar, şanzıman bir sonraki vitese geçmiyor ve devir 6600 devirin üstünde sabit kalıyor. Bu ayrı bir keyif veriyor, çünkü şanzımanın bütün kontrolü, sizin baş parmaklarınıza kalıyor. Tutuşun zayıf olduğu zeminlerde, aracı ikinci hatta üçüncü viteste kaldırabiliyorsunuz. Bu özelliği kuru asfaltta denediğinizde, aracın alt devirlerdeki gücüne şaşırıyorsunuz.
Stabilite programı bulunan 9-3 Aero'nun yol tutuşu çok iyi. Aracın süspanisyonları binek bir otomobilden çok, spor bir otomobil sertliğinde. Belinizi ağrıtacak sertlikde değil, ama spor. Bu yüzden yol tutuşu da muhteşem. Araç, virajlarda son derece kararlı ve gövdesi yatmıyor. Otomobil yüksek süratlerde, sert frenlerde çizgisini koruyor ve siz nereyi gösterirseniz, oraya gidiyor.
100 km/s hızın üzerine çıktığınızda aracın içinde Alman rakiplerinde bulunmayan bir lastik sesi beliriyor. Ama uçakların ne kadar gürültülü olduğu düşünürseniz, bu “asfalt uçağının” sessiz olduğuna karar verebilirsiniz.
Ülkenin genel iklim şartları ve habitatı, İsveçli otomobil üreticilerinin, güvenliğe önem vermelerinin başlıca nedenlerinden. Şartlar artık biraz farklı olabilir, ama araçların geliştirildiği ilk yıllarda, karlı ve buzlu yollarda kullanılan otomobiller daha sık kaza yapabiliyor ve sürücülerin karşısında zaman zaman geyikler belirebiliyordu. Bu yüzden araçlar sağlam üretilmek zorundaydı. Yola çıkan geyikten korunmak için "geyik testi - moose test" denilen bir test geliştirildi. Saab'ların, yolda aniden beliren bir tehlikeden kaçabilmeleri için deneyler gerçekleştirildi. Kaza anında maksimum güvenlik sağlamaya yönelik çalışmalarda, geyik maketleri ile yapılan çarpışma testlerinde, hayvanın kabine girmemesi için, ön cam ona göre tasarlandı.
Firmanın felsefesi ile ilgili ilginç bir örnek ise şöyle. Güvenliği ve dayanıklılığı ile meşhur firmanının Saab 900 modelini kullanan ve mesleği, dolaşarak satıcılık yapmak olan biri, 1,602,216 kilometre yol yaptıktan sonra aracı "Wisconsin Automotive Museum"a bağışlamış, bu mesafenin orijinal motor ile kat edildiği Saab tarafından da onaylanmış.
Aracımıza geri dönersek, kökü uçaklara dayanan 9-3 Aero, gücünü yere ön lastiklerden aktarıyor. Gaza bastığınızda sinirli bir tavrı olan aracın direksiyonu, zemin biraz bozuksa, kesinlikle tek elle tutulmamalı.
Firma yetkililerinin açıklamalarına göre, bu sene sonunda makyajlanmış modeli çıkana kadar, sınırlı sayıda Saab 9-3 Aero, özel indirimli fiyat ile satılacak.

Nostalji - Mercedes Benz 300SL 1952-1963


2.Dünya Savaşı öncesinde Grand Prix yarışlarında önemli başarıları olan firma, savaştan sonra, 1951 yılında yarışlara yine başarılı şekilde geri dönmek istiyordu.


Yarışlar başlamıştı ama yeni model için yeni parçalar geliştirmeye vakit yoktu. Firma bu yüzden üretimde olan modellerin parçalarını kullanarak ve hızlı kararlar vererek 300 serisinde kullanılan motor ile çalışacak bir gövde geliştirmeye karar verdi.


O sıralar motorun gücünün rekabette yeteri kadar etkili olamayacağını düşünen firma, tasarımın son derece hafif ve hava direncinin düşük olmasına karar verir.


Firma edindiği yarış tecrübelerinden, üstü kapalı modellerin, uzun mesafe yarışlarda daha başarılı olduğunu tespit eder ve bu doğrultuda yeni aracı geliştirmeye devam eder.
Sonuç olarak sürtünme katsayısı 0.25 (Cw) olan bir model üretilir. Alüminyumdan imal edilen uzay çatı şase, kapı arasında uzun boşluklardan dolayı zayıf kalır, bunun üzerine kapı eşiği yükseltilir ve inip binmeyi kolaylaştırmak amacıyla kapıların martı kanadı şeklinde yukarı doğru açılmasına karar verilir.


Standart olarak 115 beygir gücünde olan 300 motorları, yeni ekzantrik milleri, yükseltilen sıkıştırma oranı ve Solex marka karbüratörler ile 171 beygire yükselir. Firma 9 ay içinde projeyi hayata geçirir ve 1952 yılının Mart ayında araç basın mensuplarına tanıtılır. İki ay sonra yarışlara katılmaya başlayan 300SL’ler zaferler kazanmaya başlar.


1953 yılında, uzun mesafe yol yarışlarından çok Grand Prix yarışlarına odaklanan firma, Amerikalı Mercedes-Benz distribütörü Max Hoffman’ın da talebiyle 300SL’in yol versiyonunu ve daha ufak bir roadster olan 190SL’i üretmeye karar verir. (190SL’in günümüzdeki muadili olarak SLK gösterilebilir) 300SL’in yol versiyonu, 1954 yılının Şubat ayında New York’da düzenlenen otomobil fuarında sergilenir.


Yol versiyonu yarış versiyonundan daha ağır olur ama motor gücü de 171 beygirden 220 beygire yükselir ve ilk kez benzinli bir üretim otomobilinde Bosch tarafından geliştirilen mekanik enjeksiyon sistemi kullanılır.


Ancak sistem her 1500 km.de yağ değişimi gerektirir. Çünkü otomobilin motorunun kapatıldığı süre ile motorun çalışmasının durması arasında geçen sürede, sistem yakıt püskürtmeye devam ediyor, bu da yanmamış yakıtın motor yağına karışmasına neden oluyordu. Araçta yarış tipi yağ soğutucularının kullanılması nedeniyle, benzinin motor yağında buharlaşması da mümkün olmuyordu.


Merdedes Benz 300SL, gelişmiş aerodinamiği ve 220 beygir gücündeki motoru ile aracı saatte 260 km/s hızlara ulaştırırken, kendisinden çok daha güçlü olan bazı otomobilleri performansı ile geride bırakır.


Tek kapı modelinin yerini 1957 yılında, üstü açık roadster modeli alır. 1961 yılında disk frenli modelleri satışa sunulduğunda, fiyatı Jaguar E-type’ın iki katıdır.


1962 yılında bu özel araçtan toplam 1858 adet üretilmiştir.


300SL döneminde ve günümüzde koleksiyoncuların çok arzuladığı bir modeldir. Öyle ki lastik üreticisi Dunlop, sadece bu modele özel, klasik görünümlü, 240 km/s hızlara kadar güvenli sürüş sunan lastik üretmektedir.300SL modelindeki 300 aracın motor hacmini, yani 3 litre olduğunu, SL ise “Sport Leiht” ya da “Sport Light” yani spor ve hafif olduğunu ifade eder.

Honda CR-Z


Honda; 40. Tokyo otomobil Fuarı’nda, ilk kez sergilenen, CR-Z’nin üretiminin planlandığını doğruladı. Büyük bir üne sahip CR-X kompakt spor arabanın varisi olan CR-Z (Compact Renaissance - Zero'nun yerine geçen), az emisyon ve yakıt tüketimi sağlayan, firmanın en son hybrid motoru IMA tarafından güçlendiriliyor.

Honda'nın kendi sözleriyle, CR-Z kompakt , hybrid motorla güçlendirilmiş hafif spor bir otomobil olacak. Firmanın ürünün piyasaya sürülme tarihini bildirmek istemiyor ama CR-Z'nin 2009'un sonları ya da 2010'un ortalarında bir zamanda tanıtılması kuvvetli bir ihtimal.

Honda'dan yeni konseptler


Honda Motor, Japon Otomobil Üreticileri Birliği’nin sponsorluğu ile gerçekleştirilen 40. Tokyo Otomobil Fuarı’nda yeni konsept otomobillerini ve yeni teknoloji ürünlerini sergiledi.
Honda, 40. Tokyo Otomobil Fuarı’nda bu yıl, “Dünyamızda hareketliliğin sonsuz sevinci için” teması ile kurguladığı standı ile fuardaki yerini aldı. Temanın temelinde Honda, CO2 emisyonlarını azaltmak gibi çevresel sorunları, hareketliliğin keyfi ile birlikte ele alan gelişmiş çevresel teknolojileri sergiledi.


Honda, 40. Tokyo Otomobil fuarında iki konsept modelinin de dünya galasını gerçekleştirdi. CR-Z, Honda’nın , hem temiz performans hem de yüksek seviyede tork sağlayan benzin-elektrik Hybrid sistemiyle donatılmış, gelecek nesil bir spor otomobil olarak ilk kez fuarda sergilendi. PUYO ise hem araç sahibine, hem de çevredeki insanlara eğlenceli anlar yaşatmak amacıyla sıradışı düşüncelere dayalı olarak tasarlanmış yakıt hücreli bir otomobil olarak fuardaki yerini aldı. Sergilenenler arasında, üstün çevresel performans ve motor performansı özellikleri sunan ve ilk olarak Eylül ayında Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıtımı yapılan i-DTEC yeni nesil dizel motoru da görmek mümkün oldu.


Ayrıca, Japonya’da Ekim sonlarına doğru satışa çıkacak olan tamamen yeni Jazz modeli de sergilendi. 2001’deki tanıtımından bu yana Jazz stili, fonksiyonelliği ve üstün yakıt ekonomisi ile geniş beğeni toplamış ve dünya çapındaki satışları 2 milyon adedi geçmiştir. Yeni Jazz, Avrupa pazarlarına 2008 sonlarına doğru tanıtılması planlanan tamamen yeni Jazz’ın temelini teşkil ediyor. 40. Tokyo Motor Show’da sergilenen otomobillerin bir diğeri de yeni Inspire, Japonya’da bu yılın ilerleyen günlerinde satışa sunulması planlanan Inspire yeni Değişken Silindir Yönetim Sistemi ile donatıldı. Honda, halen satışta olan otomobilleri, yakında tanıtacağı ve geleceğin konsept modelleri dahil olmak üzere 40. Tokyo Otomobil fuarında 11 ayrı modelden toplam 18 araç sergilendi.


Fuarda ek olarak, “Geleceğin Enerjisi” sergisi Honda’nın, pirinç samanından bio-etanol elde etmek ve Japonya’da ülke çapında satışa çıkacak olan, çevreye duyarlı, yeni nesil ince-film güneş pilleri de dahil olmak üzere, yeni enerji geliştirme konusundaki girişimlerini gösterdi. Honda’nın, yeni rüyaları ve insanların gelecekte de hareketliliğin keyfini hissetmelerini sağlayacak gelişmiş çevresel teknolojileri gerçekleştirme amacının sembolü olan F1 ve diğer yarış araçları da fuarda yerini aldı.


CR-ZCR-Z’de (Compact Renaissance Zero) küçük otomobillerin yeni, temel öğelerden başlayan tasarımında bir rönesans fikrini yakalamak amacıyla seçilmiş bir terimin kısaltması. Hybrid spor otomobillerin tasarım araştırma modeli herkese keyifli bir sürüş sunarken aracın çevresel ayak izini hafifleten gelişmiş teknolojilerle donatıldı.

Dış tasarım‘Geleceğe Yönelik ve Dinamik’ olmak üzere tasarlanmış olan CR-Z, kompakt bir formda güçlü performans ve geleceğe yönelik görünümü birleştiriyor. Önden görünüşünde, yüksek performansı belirleyen büyük bir ızgara, iki taraftaki genel akıcı görünüm ile dengeleniyor. Arkada, far kombinasyonu geriye doğru üstün görüş sağlıyor. CR-Z’nin ilerici görünümünü, tasarım detaylarına şık bir formla yüksek görünürlük sağlayan kapı aynaları, keskin bir izlenim veren, LED farlar ve havalı, yüzgeç biçimli tasarımı vurguluyor. Büyük, 19-inç tekerlekler de dinamik sürüş performansı sunuyor.


İç tasarımCR-Z’nin iç tasarımı için anahtar sözcükler ‘Yüksek Teknoloji ve Sportif”. Hedef, havadar ferahlığın özgür bırakan duygusu ile sürüşün keyfini ortaya çıkaran gelişmiş bir arayüzü birleştiren tamamen yeni, spor bir iç mekan yaratmaktı. İçeride, sıkıcı olmadan hafif, sofistike bir imaj yaratmak için basit bir çerçeve konstrüksiyon üzerinde gözenekli bir malzeme kullanıldı. Kokpitte göstergeler, anında tanımlama fonksiyonunu sunarken sürüş deneyimini ilerici, heyecanlandırıcı bir duyguyla zenginleştiren ve camdan bir sanat eserinin içine yerleştirilmiş gelişmiş teknoloji izlenimi veriyor.


PUYOJaponca bir yankı kelimesi olarak PUYO, aracın yumuşak gövdesine dokunma duygusunu tanımlıyor. PUYO’nun seçilme nedeni ise sıcak, dostça bir duygu uyandırmak. PUYO hareketlilikte ‘temiz’, ‘güvenli’ ve ‘eğlenceli’ fonksiyonelliği, hem kullanıcıları hem de çevredekileri mutlu edecek ultra yüksek verimlilik, küçük boyut ve yakıt pili teknolojisini barındırıyor. Ayrıca PUYO, çevreye duyarlı, insan dostu, minimalist tasarımda birleştiren yeni bir fikri simgeliyor.


Dış tasarımPUYO’nun dışı için geliştirilen tema, hem insanlara hem de çevreye dost, köşesiz bir ‘Dikişsiz Yumuşak Kutu’ yaratmaktı. Hedef, kutu şekilli tasarımın. azami genişliğinden yararlanırken sevilen bir ev hayvanı hissi veren, cana yakın bir tasarımı sunuyor. PUYO’nun ‘jel gövdesi’ gerçek dünyada daha fazla güvenlik sağlamak için yumuşak malzemelerden oluşuyor. Ayrıca gövde, insanları doğru kullanım pozisyonuna yönlendirmek ve onları aracın durumundan haberdar etmek üzere ışıldıyor ve insanlar ile otomobilleri arasında daha yakın bir ilişki oluşmasını sağlıyor.


İç tasarım‘İpeksi bir Dokunuş’a sahip olmak üzere geliştirilen PUYO’nun içi, şeffaflık duygusu uyandıran iç açıcı, insan dostu bir mekan oluşturmak üzere tasarlandı. Gösterge paneli monitörü, kumaşın esnekliğinden yararlanarak araç çalışınca yükselen kontroller, ışıklı likid göstergeler ve içgüdüsel kullanım için geliştirilmiş bir joystick gibi öğeler kullanıcının duyularına ve duyarlılıklarına nazikçe destek oluyor.

Çin malı otomobiller Türkiye'de

Geçtiğimiz kasım ayında Türkiye ile tanışan Çin’in en büyük otomobil üreticilerinden Chery, yatırım için hazırlıklara başladı.
Türkiye, Çin otomobillerini severse, Avrupa için üs olacak. Chery modellerinin 10 bin dolar civarından satışa çıkması bekleniyor
Chery ile 2006 yılında resmi olarak işlemleri tamamlamasına rağmen, araçlarının AB standartlarını karşılayan testlerden geçmemiş olması nedeniyle satışa başlayamayan Mermerler yılın ikinci yarısından itibaren otomobil ithal etmeye başlıyor.
İngiliz hükümetinin denetimindeki AB’ye uygundur standardı veren VCA kuruluşundan Chery Alia modeli ilk onayı aldı. Türkiye’ye gelecek diğer 4 Chery modelinin testleri ise devam ediyor.
Mermerler Otomotiv Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Mermer, 'Sonunda Chery’nin AB standartlarına uygunluğu ispatlanmış oldu. İlk Çin otomobili 2008 model olarak yılın son çeyreğinde Türkiye’de satılmaya başlayacak' dedi.
Çin’de 10 bin dolara satılan 4x4 modeli Tiggo’yu Türkiye’deki yüksek vergiler nedeniyle yaklaşık 20 bin dolar seviyesinde satmayı planladıklarını belirten Mermer, gelecek modellerin fiyatları üzerinde çalışıldığını ifade etti. Mermer, 'Hangi marka olursa olsun Çin otosu fiyat açısından avantajlı olmak zorunda. Fiyat dahil müşteri beklentisi için Türkiye çapında anket yaptırdık. Fiyat baz modelde 10 bin doların biraz üstünde olabilir' dedi.
Chery bayiliği için 1.200 civarında başvuru aldıklarını belirten Mermer, şunları söyledi:'2006 Auto Show’dan beri yoğun ilgi var. Türkiye çapında 45 bayilik düşünüyoruz. Ancak önceliği satış sonrasının kurulmasında. Farklı markalarla çalışan gruplar Chery’nin satış sonrasıyla ilgileniyor. Şimdiden 25 servisle anlaştık.'

Geleceğin otomobili Flux


‘Peugeot Tasarım yarışması’nda internet oylamaları ile en iyi tasarım seçilen Flux,Frankfurt fuarında konsept araç olarak sergileniyor

Geçen yıl Cenevre fuarında 4. ‘Peugeot Tasarım yarışması’ nda birincilik ödülü alan Romanyalı tasarım öğrencisi Mihai Panaitescu’nun eseri olan Peugeot Flux Concept, Peugeot tasarım merkezi tarafından üretime hazır hale getirilmiş. Delphine Gouget liderliğindeki ‘Peugeot Stil Merkezi’ en yeni teknoloji ile tasarım kurallarını bir araya getirerek Flux’ üç ay gibi kısa bir sürede üretilecek hale getirmiş. Policarbon ve alüminyumdan yapılan gövde yapısı, dinamik ve şık tasarımının yanısıra hidrojen yakıt pilleriyle ürettiği enerji ile dikkat çeken Flux fuarı ziyarete gelen herkesin dikkatini çekecek bir otomobil.

Dünyanın en kötü 10 otomobili

Amerikan Time dergisinin hazırladığı listede, 1899 tarihinde üretilen 'Horsey Horseless' ilk sırada yer alıyor

Amerikan Time dergisi son sayısında tarihin en kötü 50 otomobilin listesini yayınladı. Liste 1899 tarihinde üretilen 'Horsey Horseless' adlı otomobille başlıyor.
Michigan'lı Uriah Smith adlı mucidin eseri olan bu araçta, at arabasından vazgeçemeyenler için, ön kısma bir at maketi kondurulmuş.

İkinci sırada ise 1909 model Ford T bulunuyor.

Çünkü araç tenekeden imal edilmiş. Üçüncü sırada ise yine kötü imalat 1911 Overland OctoAuto yer alıyor. Listede 1995'lerden bu yana seçilen en kötü otomobiller ise şöyle:

1995 Ford Explorer
1997 GM EV1
1997 Plymouth Prowler
1998 Fiat Multipla
2000 Ford Excursion
2001 Jaguar X-Type
2001 Pontiac Aztek
2002 BMW 7-series
2003 Hummer H2 2004
Chevy SSR

SADECE 20 ADET ÜRETİLEN LAMBORGHINI’NİN MUHTEŞEM “SUPERCAR” MODELİ GÜN YÜZÜNE ÇIKTI


Sadece 20 adet üretilen Lamborghini Reventon [reßentón], ‘haute couture’ otomobil kavramının eriştiği en üst düzeyi temsil ediyor

Lamborghini, Frankfurt Motor Show’da yeni modeli Lamborghini Reventón’u sundu. Sadece 20 adet üretilen ve her biri 1 Milyon Euro değerinde (vergiler hariç) olan Lamborghini Reventón, Murciélago LP640’ın teknik temeli baz alınarak üretildi. En hızlı uçaklardan esinlenilen Reventón özel tasarımı ve dinamizmiyle dikkat çekiyor.

Reventon, 6.5 litre hacimli klasik 12 silindirli Lamborghini motora sahip. Dakikada 8 bin devirde (d.dak) 650 bg (478 kW) gibi muazzam bir güç çıkışı sağlıyor. 0’dan 100 km/s’ye 3.4 saniyede hızlanan Reventón’un azami hızı 340 km/s’in üzerinde. Uçağınkine benzer TFT gösterge ekranıDış tasarıma uygulanan yenilikçi etki Reventón’un kokpitini de karakterize etmektedir. En üst kalite standartlarıyla uyumlu alcantara, karbon, alüminyum ve deri kullanılarak tasarlanan ve üretilen iç mekânda, gelecek nesil kokpitlerden esinlenilmiştir: Kokpit, tıpkı modern uçaklar gibi kumandalar ve yenilikçi görüntü modlarına sahip üç adet TFT-LCD ekranı da içermektedir. Bir düğme dokunuşuyla sürücü, iki araç görüntüleme modundan birini seçebilme imkânını yakalamaktadır. Reventón’un hikayesi:Reventon’un adı Lamborghini geleneğine uygun şekilde seçildi. Reventón, Don Rodriguez ailesine ait, güreşçi bir boğaydı. Reventón, en ünlü boğalar listesinde yer almaktadır. 1943 yılında ünlü boğa güreşçisi Felix Guzman’ı öldürmekle tanınmaktadır.

OTO'DA YENİ VE İLGİNÇ PROMOSYONLAR

Otomotiv sektörü farklı kampanyalarla müşteri çekmek için yarışıyor. Müşterilerin ilgisini çekmek isteyen markalar, ramazan paketinden tek taş pırlanta yüzüğe kadar çok çeşitli hediyeler veriyor.

Son 2 yıldır düşük seyreden satışlardan şikayetçi olan otomotiv sektörü, satışları artırmak için artık sadece fiyat indirimi ile rekabet etmiyor. Değişik promosyonlarla da müşterilerin ilgisini çekmek isteyen markalar bedava kaskodan park ücretini ödemeye, tek taş pırlanta yüzükten bedava akaryakıt vermeye kadar işi geliştirmiş durumda. Akaryakıt firmalarıda birbirleriyle yarış halinde. Kontörden ramazan paketine, dizüstü bilgisayardan okul setine kadar çeşitli hediyelerle ilgi çekmeye çalışıyor. Bunun yanında sigorta şirketleri ve tüketici finansman şirketleri de yarışa dahil olmuş durumda.

Okul setiniz Akpet'ten

Akpet istasyonlarında 10 Eylül'de, iki farklı kampanya ayın anda başladı. Akpet okul seti kampanyasında; Akpet'ten 100 YTL'lik akaryakıt veya oto gaz alan herkese, üzerinde Akpet reklam karekterlerinin görselinin yer aldığı okul seti veriliyor. Stoklarla sınırlı olan kampanyanın 10 Ekim'e kadar sürmesi planlanıyor.

Audi A4'te aksesuarlar standartlaştı

Doğuş Otomotiv-Audi, A4 modelinde daha önce opsiyonel olarak sunduğu birçok aksesuarı standart donanım kapsamına aldı. 1.6 litrelik benzinli motor seçeneği dahil olmak üzere tüm motor seçeneklerini kapsayan bu satış programı kapsamında artık 6 havayastığı, EBD destekli ESP gibi mevcut güvenlik donanım standartlarına ek olarak Voltera deri döşeme ( ön koltuklar ısıtmalı), Xenon Plus far ( far yıkama sistemli), 6'lı CD değiştirici, hız sabitleme sistemi, ışık paketi, arka park mesafe kontrol sistemi, otomatik a.ılan bagaj kapağı ve metalik renk gibi konfora yönelik opsiyonel aksesuarlarda yine standart olarak sunuluyor.

Nissan'dan tek taş pırlanta yüzük ve plazma TV

Nisssan, Micra modeli için düzenlediği kampanyada, Micra alan herkese tek taş pırlanta yüzük hediye ediyor. 1.000 USD değerinde Zen marka tek taş hediyesi verecek olan Nissan'ın kampanyası 5-30 Eylül 2007 tarihleri arasında geçerli olacak. Indirimli fiyat üzerinden uygulanan kampanyada Nissan'ın web sitesindeki banner'a tıklayarak zen'in web sitesine yönlendirilen müşteriler burada dilediği model yüzüğü seçme şansına da sahip oluyorlar. Ayrıca Nissan, 30 Eylül 2007'ye kadar Türkiye'deki tüm bayi, plaza ve showroom'larına giderek modellerini test edenler müşterilerine Sony Plazma Tv, Play Station3, split klima, Sony DVD Player ve iPod Nano gibi hediyeleri kazanma şansı sunuyor.

Hyundai'den sağlık paketi

Hyundaive Medine işbirliği doğrultusunda Hyundai müşterileri, satın aldıkları her Hyundai modeliyle birlikte Medine'ın sunduğu Acil Sağlık Hizmeti üyeliğinden bir yıl boyunca ücretsiz oalrak yararlanacak. Hyundai kullanıcıları, Türkiye'nin her yerinden ve cep telefonlarından 444 12 12 numaralı telefon ile Medine Acil Hizmetleri'ne ulaşabilecek.

Sigorta yaptırana Dijitürk

Ray Sigorta, 10 Eylül-31 Ekim tarihleri arasında kasko sigortası yaptıran sigortalılarına 1 yıllık Dijitürk ekonomik paket üyeliği ve ücretsiz kurulum hediye ediyor. Ray Sigorta'nın Dijitürk hediyeli kasko kampanyasından 30 bin YTL ve üzeri değerde, 2007 veya 2008 model sıfır kilometre hususi araç alan, hasarsızlık indirimi bulunmayan ve kampanya dönemi içerisinde Birleşik Kasko, Mensuba Özel Kasko ve Standart Kasko Sigortası yaptıran sigortalılar yararlanabilecek.

Shell, Acer Ferrari dizüstü bilgisayar hediye ediyor

Shell, Ferrari ile olan 60'ıncı yıl işbirliği nedeniyle 1 Ekim 2007'ye kadar, tek seferde 90 YTl tutarında Shell V-Power, Shell V-Power Diesel, Shell V-Power Racing akaryakıtlarından ya da 4 lt Helix Plus veya 4 lt Helix Ultra motor yağı ürünlerinden herhangi birini satın alan herkese, anında 5 adet resim ve iki adet bilgi kartından oluşan Ferrari Koleksiyon Kartı Paketini hediye ediyor. Bilgi kartlarında yer alan şifreyi Turkcell 3922'de göndererek çekilişe katılanlar arasından 10 kişi Acer Ferrari 4005WLMi Dizüstü Bigisayar ve Acer Dizüstü Bilgisayar çantası, 100 kişi Apple I-pod Nano 2GB ve 1000 kişi ise 6'Lı Ferrari Oyncak Araba Seti sahibi olabilecek.

İlginç promosyon: Ramazan paketi

Total, 7 Eylül-11 Ekim 2007 tarihleri arasında üye Total istasyonlarından tek seferde 90 YTL ve üzerinde akaryakıt alışverişi yapan Club Total Kart üyelerine "Piyale Ramazan Paketi" kazandırıyor. Ramazan ayı boyunca Club Total Kart sahiplerine hediye edilecek 4,5 kiloluk paketlerde, 3 adet Piyale Makarna, 1 adet Piyale Un, 1 adet Piyale Puding, 2 adet Piyale Hazır Çorba, 1 adet Piyale Bulgur, 1adet Piyale Arpa Şehriye ve 1 adet Piyale Tel Şehriye bulunuyor.