Hyundai’nin Büyük Başarısı


Hyundai’nin hidrojenle çalışan Tucson FCEV (Fuel Cell Electric Vehicle – Yakıt Hücreli Elektrikli Araç) modeli, Michelin’in 10 yıldır tüm dünyada gerçekleştirdiği Challenge Bibendum yarışında 2007’nin en mükemmel derecesini elde ederek birinci oldu.

Çin’in ünlü kenti Şangay’da 14-17 Kasım 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilen Challenge Bibendum’un daha önceki yıllarda gerçekleştirilen yarışlarında da Hyundai Takımı yine iyi sonuçlara imza atmıştı. Ancak Hyundai, bu yılki yarışta Daimler AG, GM ve Nissan gibi iddialı takımları hidrojenle çalışan Tucson FCEV ile geride bıraktı.


Ünlü lastik firması Michelin tarafından ilk kez 1998 yılında yaratılan Challenge Bibendum yarışı, sürdürülebilir yol performansı için gerçekleştiriliyor ve gürültü, yakıt verimliliği, havayı kirleten etkenler ve CO2 emisyonları test ediliyor.


Hyundai Gelişmiş Teknoloji Kıdemli Başkan Yardımcısı Moon-Shik Kwon, “Bu sonuç, Hyundai’nin yakıt hücresi teknolojisinin, sektördeki sistemler arasında en iyilerden biri olduğunu tekrar ispatladı” diyerek bu başarının önemini vurguluyor.


İlk kez 2004 yılında geliştirilen Tucson FCEV, Hyundai’nin ikinci jenerasyon yakıt hücreli aracı olma özelliğini taşıyor. 13 Temmuz 2005’te İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Hidrojen Enerjisi Kongresi ve Fuarı’nda da Türkiye’ye gelen ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sn. Hilmi Güler ile basın mensupları tarafından da kullanılan Tucson FCEV, 350 bar basınçla doldurulan deposuyla 150 km/s maksimum hıza çıkabiliyor ve 350 km’lik mesafeyi hiç dolum gerektirmeden kat edebiliyor. Bu 21’inci yüzyıl otomobilinin kalbindeyse, Hyundai tarafından geliştirilen toplam 80 kW’lık güce sahip yakıt hücreleri kullanılıyor.


Hyundai, biri A.B.D. ve biri Kore’de olmak üzere iki ayrı yakıt hücreli araç filosunun testlerini yürütüyor. Amerika’da UTC Power, Chevron Texaco ve A.B.D. Enerji Bakanlığı ile yürütülen testlerde tam 32 adet yakıt hücreli Hyundai modeli test ediliyor. Kore’de ise aralarında dört adet otobüs olmak üzere 34 araçlık filo da hükümet, bakanlıklar ve acentalar tarafından kullanılıyor.


Bu testlerde elde edilen veriler, Hyundai’nin yeni teknolojileri geliştirmesi sırasında dikkate alınıyor ve 2012’de seri üretimine başlanacak yakıt hücreli araç için temeli oluşturuyor.

Yeni Land Cruiser gün sayıyor


Toyota'nın 1500 mühendisle 5 yılda geliştirdiği, lüks SUV (sportif amaçlı araç) sınıfında yer alan yeni Land Cruiser V8, çok sayıda teknolojik yenilikle satışa sunulacak. Aracın Avrupa tanıtımı, İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'ndan biri olan Fuerteventura'da yapıldı. Önümüzdeki yıl tüm Avrupa'da 100 bin adet, Türkiye'de 150 adet satılması beklenen aracın Türkiye satış fiyatı, dizel motorlu tipi için 112 bin Avro, benzin motorlu tipi için ise 114 bin Avro olarak belirlendi. Dünyada bugüne kadar 5 milyondan fazla satılan Land Cruiser'ın yeni modeli Japonya'da geliştirildi. Araçta eskisine oranla arazi yeteneğini daha da artıran yeni teknolojiler yer alırken, Toyota bu modelle birlikte Avrupa'da ilk kez V8 4.5 lt dizel ve güçlendirilmiş V8 benzinli motor kullanmaya başladı. 4.5 litrelik dizel motorla güçte yüzde 30 artış sağlanırken, torktaki artış ise yüzde 50. 4.7 litre V8 benzinli motorda ise güç artışı eski versiyonuna oranla yüzde 21, tork artışı ise yüzde 3.


7 koltuklu araçta tamamen elektronik olarak kontrol edilen 4x4 sistemi ve yeni dinamik süspansiyon teknolojisi uygulandı. Zeminin yapısını sürekli olarak algılayan sistem, çekiş performansını düzenliyor, her durumda tekerleklerin zemine değmesini sağlıyor. Aracın 4x4 sürüş sisteminin merkezinde daha yumuşak bir performans ve geliştirilmiş sürüş istikrarı sağlayan yeni geliştirilen torka duyarlı "sınırlı kayma merkezi diferansiyel" bulunuyor. Araç, eğimde kalkış destek kontrol sistemi (HAC), eğim iniş destek kontrol sistemine (DAC-dizel modelde), aktif elektronik çekiş kontrol sistemine (A-TRC) sahip. Aracın benzin motorlu tipinde arazi kullanım destek sistemlerinde dünyada ilk olan "Crawl teknolojisi" bulunuyor. Tek tuşla aktif hale gelen bu teknoloji sayesinde sürücü kayalık, basamaklı tepeler ya da bir merdiveni gaz ve frene dokunmadan çıkıp inebiliyor. Bu sistemde motor ve frenler otomatik olarak kontrol edilirken, sürücü yalnız direksiyona odaklanabiliyor. 4 ayrı bölgede bağımsız klima, 14 hava yastığı gibi standartlar sunan yeni Land Cruiser'ın 265 beygir gücünde dizel 288 beygir gücünde benzinli motor seçenekleri 6 ileri tiptronik şanzımanla birlikte Türkiye'ye ithal edilecek. Aracın Türkiye satışına 2008 başında başlanacak.

Mustang’de cam tavan


Just-auto’ya göre, 2003 yılından bu yana Kuzey Amerika’daki araçlarda açılır tavan kullanımı %200 oranında artmış. Bu artışın altında, insanların araçları içinde geçirdikleri sürenin uzaması olduğunu belirten araştırma, 60 dakikadan uzun süre araçları ile seyahat edenlerin 1990-2000 yılı arasında %50 oranında arttığını ifade ediyor.


Ford, tüketicilerin, gün ışığı için olan bu talebine, üçüncü bir tavan seçeneği olan cam tavanı cevap verdi.


Bu özellik, önümüzdeki yazdan itibaren, V6 ve GT modellerinde bulunacak.Coupe- tek kapılı modellerde uygulanacağı için araçların rijititeden yana bir sorunu da olmayacak.

Skoda, en lüks aracı Superb'yi tanıtacak


Skoda Auto en lüks araçları Superb’in yeni modelinin tanıtımını 2008 Cenevre Otomobil Fuarı’nda yapacak.


İkinci nesil Superb daha cömert bir iç hacme ve konfora yönelik birçok yeni donanıma sahip olacak.

Fiat Linea “Autobest 2008” jürisi tarafından en iyi otomobil seçildi


Gelişmekte olan 15 Avrupa ülkesinin otomotiv editörlerinin, jüri üyeliğini yaptığı “Autobest 2008” yarışmasında Fiat Linea, “Autobest-En İyi Otomobil” seçildi.


Türkiye, Romanya, Bulgaristan, Sırbistan, Makedonya, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovakya, Slovenya, Ukrayna, Polonya, Rusya, Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan’ın oluşturduğu “Autobest-Gelişmekte Olan Ülkeler” organizasyonu Avrupa kıtasının en geniş nüfusa hitap eden ve en büyük uluslararası otomotiv ödülleri organizasyonu olarak kamuoyunda ses getiriyor. Autobest, Avrupa’nın otomotiv ve tüketicilerinden bağımsız en büyük ikinci jürisi.
Değerlendirmeler yapılırken, tasarım, konfor, güvenlik, yakıt tüketimi, performans, geniş iç hacim, sürüş özellikleri, çevreye duyarlılık, fiyat – fayda ilişkisi, çok yönlülük, teknolojik donanım, yedek parça bulma kolaylığı, geniş satış teşkilatı gibi parametrelere dikkat ediliyor. Her yıl farklı otomobil modelleri arasından beş otomobil, Autobest finalistleri olarak belirleniyor.
Autobest ödül töreni 2008 yılının Şubat ayında İstanbul’da gerçekleştirilecek.

Güvenlikte son nokta CR-V'de


Çarpışma durumlarını öngörerek otomatik olarak frenleme yapmayı sağlayan CMBS (Çarpışma Hafifletici Fren Sistemi) Türkiye’de ilk defa yeni Honda CR-V’lerin donanımına eklendi.
Devrim niteliği taşıyan bir güvenlik sistemi olan CMBS (Çarpışma Hafifletici Fren Sistemi) özellikle trafiğin ani durmasından kaynaklanan çarpışmaların riskini azaltan bir sistem. Türkiye trafiğinde de sıkça rastlanan bu tür kazalara karşı sunulan bu üstün güvenlik sistemi çok daha güvenli bir sürüş sağlıyor.


CR-V ile öndeki araç arasındaki mesafenin kapanma hızı, çarpışmanın söz konusu olabileceği bir seviyeye yükseldiğinde, sistem sesli ve görsel alarmlar aracılığıyla sürücüyü önlem alması konusunda uyarır. Eğer sürücünün tepkisine göre, sistem çarpışma olasılığının kabul edilebilir bir seviyeye gerilediğini belirlerse, CMBS sistemi devreden çıkar. Ancak sürücünün tepkisinin çarpışma olasılığını yeterince azaltmaması halinde; sistem sesli, görsel ve fiziksel uyarıların yanı sıra hafifçe frene basarak sürücüyü önlem alması konusunda uyarır. Mesafenin kapanma hızının, kazanın kaçınılmaz olduğu bir seviyeye kadar yükselmesi durumunda CMBS sertçe frene basarak aracın hızını düşürür; sürücü ve ön koltuktaki yolcunun emniyet kemerlerini geriye çekerek emniyet kemeri güvenliğini de maksimuma çıkarır.


CMBS çalışma prensibi:Birinci aşama: Öndeki araçla çarpışma riski söz konusu olduğunda sesli alarm cihazının devreye girmesinin yanı sıra çoklu bilgi ekranında ‘FREN’ mesajı görüntülenir.
İkinci aşama: İki araç arasındaki mesafenin azalmaya devam etmesi halinde, CMBS hafifçe frene basar ve elektrikli bir motor, sürücü koltuğu emniyet kemeri ön gergisini devreye alır; emniyet kemeri iki-üç kez hafifçe çekilerek sürücü fiziksel olarak uyarılmış olur. Sesli alarm tekrar devreye girer ve çoklu bilgi ekranında ‘FREN’ mesajı tekrar görüntülenir.
Üçüncü aşama: İlk ve ikinci uyarıların yapılmasının ardından sistemin çarpışmanın kaçınılmaz olduğunu belirlemesi halinde emniyet kemeri ön gergiler sürücünün ve ön koltuktaki yolcunun emniyet kemerlerini, kemerdeki gevşekliği ve kıyafetleri kompanse etmeye yetecek bir güçle çeker, frene kuvvetli bir biçimde basar.


CMBS sistemi hız 15 km/s'in üzerinde ve CR-V ile önündeki aracın hızı arasındaki hız farkının 15 km/s'den daha fazla olması halinde devreye girer. Sistem gösterge panelinin sol tarafındaki bir düğmeye basılarak devre dışı bırakılabilir. Bu üstün güvenlik sisteminin yanı sıra yeni Honda CR-V’ye eklenen ve virajlarda dönüş yönünü aydınlatan “Aktif Ön Aydınlatma Sistemi” ile aracın önündeki trafik durumuna göre hızı ayarlayabilen “Uyarlanabilir Hız Sabitleyici” güvenlik ve konfor konusunda Honda’yı yeni bir boyuta taşıyor.

Suzuki A-Star Konsept'i tanıttı



Japon otomobil üreticisi Suzuki, A-Star adını taşıyan yeni bir konsept aracın tanıtımını yaptı. Hindistan'da üretimi yapılacak olan kompakt model bu ülkeden Avrupa pazarlarına ihraç edilecek.

Suzuki, üreteceği bu yeni kompakt modeli Ocak ayında düzenlenecek Yeni Delhi Oto Show'da ilk kez görücüye çıkaracak. Bu yeni modelle ilgili daha detaylı bilginin araç üretim bandından inmeden Suzuki tarafından açıklanması bekleniyor.
Suzuki'nin bu yeni aracı Hindastan'da üretmesinin sebebi olarak Hindistan'ın önemli bir pazar olması ve Murati modeli için Hindistan hükümeti ile 2010/2011 yılına kadar 1 milyon araç üretmek için anlaşmış olması olarak belirtiliyor.

Sınıfa göre en az yakan 5 otomobil


Türkiye’de yakıtın pahalı olması talebi az yakıt tüketen araçlara yönlendiriyor. Peki, hangi otomobiller az yakıyor. İşte kendi sınıflarının az yakan ilk beşer otomobili:


Türkiye’de otomobil sahibi olmak, yüksek bir yıllık yakıt harcaması yapmak demek. Bu yüzden lüks sınıf otomobillerde bile, daha az yakıt tüketen dizel motorlu seçenekler tercih ediliyor. Fakat tüketiciler 1557 versiyonun satışa çıktığı ülkemizde hangi modelin en tutumlu otomobil olduğu konusunda yeterli bilgiye sahip değil. Daha önce tüm segmentlerin en az yakan ilk 5 otomobilini sıralamıştık. Burada da kendi sınıflarının en az yakan ilk 5 otomobilleri sıralandı. Tüketim her ne kadar sürücüye, trafik yoğunluğuna, yol ve hava şartlarına göre değişkenlik gösterse de burada yer alan sıralamada, araçların ortalama yakıt tüketimleri esas alındı.
Ortalama tüketim değerleri aynı olan araçlarda ise şehir içi tüketime göre sıralama yapıldı. Fabrika değerleri, Avrupa Birliği’nin 80/1268/EEC Yakıt Tüketim Ana Direktifine bağlı direktiflere uygun olarak yapılan testler sonucunda ortaya çıkmış tüketim değerleridir. Bu da şunu gösterir ki aynı sürücü, aynı hava ve yol şartlarında tüm araçları kullanmış olsa, tüketim değerleri değişebilir, fakat sıralama değişmez. Auto Info’nun yaptığı araştırmaya göre kendi sınıfında en az yakıt tüketen otomobiller şöyle:
En tutumlu otomobiller: Mini ilk 5

1 Smart Fortwo 0.8
Şehir içi 3.41t, Şehir dışı 3.21t, Karma: 3.31t - Yakıt Cinsi: Dizel Tüm modellerin birincisi fortwo, mini sınıfının da birincisi.

2C1-1071.4HDi
Tüketim: Ş.içi 5.31t, Ş.dışı 3.41t,
Karma: 4.1 lt - Yakıt Cinsi: Dizel Minik olmanın avantajıyla ikizler bu sınıfta da ikinci sıradalar.

3 Citroen C2 1.4 HDI
Tüketim: Ş.içi 5.31t, Ş.dışı 3.71t, Karma: 4.31t - Yakıt Cinsi: Dizel Bir diğer PSA modeli C2 de sıralamadaki yerini koruyor.

4 Kia Picanto 1.1 CRDI
Tüketim: Ş.içi 5.41t, Ş.dışı 3.8lt, Karma: 4.4(t- Yakıt Cinsi: Dizel Mini sınıftaki sıralamaya Kia’nın başarılı miniği Picanto da giriyor.

5CitroenCl 1.0
Tüketim: Ş.içi 5.51t, Ş.dışı 4.llt, Karma: 4.61t - Yakıt Cinsi: Benzin PSA modelleri ilk 5 sıralamasına neredeyse kimseyi almayacaklar.

En tutumlu otomobiller: Küçük ilk 5

1 Ford Fiesta 1.4 TDCİ
Tüketim: Şehir içi 5.5lt, Şehir dışı 3.61t, Karma: 4.3lt- Yakıt Cinsi: Dizel
Tüm otomobiller arasındaki en tutumlu ilk beş Listesinin dördüncüsü olan Fiesta, küçük sınıfın Liderliğini yürütüyor. Türkiye’de en çok tercih edilen filo araçlarının başında gelen
Fiesta, sorunsuzluğu sayesinde ikinci elde küçük sınıfın en değerli modeli olmayı başarıyor.

2 Peugeot 206 1.4 HDI
Tüketim: Şehir içi 5.3lt, Şehir dışı 3.7 lt, Karma: 4.3 lt - Yakıt Cinsi: Dizel Sınıfının en çok satan otomobili olarak tarihe geçen 206, aynı motor paylaştığı Ford Fiesta’dan sonra bu sınıfta ikinciliği yakalıyor. Ortalama tüketim değeri Fiesta ile aynı olmasına karşılık şehir içi tüketimindeki küçük farkla ikinci sırayı alıyor.

3 Mitsubishi CoIt 1.5 DI-D
Tüketim: Şehir içi 5.9lt, Şehir dışı 3.7lt, Karma: 4.3 lt - Yakıt Cinsi: Dizel Küçük sınıfta tüketim sıralamasına üçüncü sıradan giren otomobil bir Japon, ancak aracın yakıtla ilintili olan motoru yine Avrupa’dan; Mercedes’ten alınan 3 silindirli motor, yakıt tüketimi sıralamasında Mitsubishi’ye küçük sınıfta bir üçüncülük kazandırıyor.

4 Ford Fiesta 1,6 TDCi 5 Citroen C3 1.6 HDI
Tüketim: Ş.içi 5.2 lt, Ş.dışı 3.9 lt, Karma: 4.4Lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Ford-PSA ortaklığının ortak motoru ve yine Fiesta şehir içi tüketimiyle ortağının önüne geçip dördüncülüğü almış durumda.

5 Citroen C3 1.6 HDI
Tüketim: Ş.içi 5.71t, Ş.dışı 3.7 lt, Karma: 4.4 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
PSA modelleri HDI motorlar sayesinde her segmentin ilk beşine ağırlığını koyuyor. 1.4 HDI’dan sonra 1.6 motor da zirveye oynuyor.

En tutumlu otomobiller: Alt orta ilk 5

1 Honda Civic 1.4 1-DSi Hibrit
Tüketim: Şehir içi 5.2 lt, Şehir dışı 4.3 lt, Karma: 4.6 lt - Yakıt Cinsi: Hibrit Türkiye’de satılan tek hibrit motorlu model olan Civic, haklı olarak kendi sınıfının en başarılı tüketim performansını yakalıyor. Çok sayıda dizel motorlu otomobilin yer aldığı kompakt sınıfta benzinli motora sahip bir otomobilin en iyi tüketim değerine sahip olması, yalnızca hibrit sistemiyle mümkün olabilirdi; bunu da Civic başarıyor.

2 Renault Megane 1.5 dCi
Tüketim: Şehir içi 5.7 lt, Şehir dışı 4.1 lt, Karma: 4.6 lt - Yakıt Cinsi: Dizel Türkiye’nin en çok satan kompakt otomobili Megane, tüketim sıralamasında da dizel motoruyla ikinci sırayı kapmış durumda. Çok satmasındaki etkenlerden biri de zaten bu 80hp’lik başarılı
dizel motoru.

3 Hyundai i30 1.6 CRDi
Tüketim: Şehir içi 5.7 lt, Şehir dışı 4.1 lt, Karma: 4.7 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Bu sıralamada güç sonuca etki eden bir faktör olsaydı, Hyundai’nin yeni kompakt hatchbacki i30 kesinlikle ilk sıraya otururdu. Çünkü 115 hp güç, rakiplerine fark atmaya yetecek bir değer.

4 Citroen C4 1.6 HDI
Tüketim: Ş.içi 5.9 lt, Ş.dışı 4.1 lt, Karma: 4.7 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
PSA modelleri ilk sırayı kapamasa da yine kompakt sınıfta da sıralamaya giriyorlar.

5 Peugeot 307 1.6 HDI
Tüketim: Ş.içi 4.2Lt, Ş.dışı 6 lt, Karma: 4.8lt . Yakıt Cinsi: Dizel
Kuzeni C4 ile aynı motoru paylaşmasına rağmen 307, küçük bir farkla beşinci sırada.

En tutumlu otomobiller: Üst Orta ilk 5

1 Volvo S40 1.6 D
Tüketim: Şehir içi 6.2 lt, Şehir dışı 4.2 lt, Karma: 4.9lt - Yakıt Cinsi: Dizel
PSA-Ford ortak yapımı motor, bu kez de orta sınıfın en az tüketenler listesini ele geçirmiş görünüyor. Ford bünyesindeki Volvo, son iki yıldır gösterdiği satış başarısındaki en önemli faktör olan 1.6 dizel motorunu bu ortaklıktan alıyor. Diğer markalardaki motorla aynı olmasına karşın S40’ın birinciliği alması, Volvo’nun mühendislik başarısı.

2 Peugeot 407 1.6 HDI
Tüketim: Şehir içi 6.8 lt, Şehir dışı 4.4 lt, Karma: 5.3 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
PSA-Ford ortak yapımı motoru bu kez de Peugeot’da, 407 modelin de görüyoruz. Kuzeni C5’e göre küçük bir farkla öne çıkan 407 1.6 HDI, Türkiye’de yapılan “Bir depoyla İstanbul-Antalya-İstanbul denemesi”nde tüketim rekoru kırdı.

3 Citroen C5 1.6 HDI
Tüketim: Şehir ici 6,8 lt, Şehir dışı 4.5 lt, Karma: 5.4 lt Yakıt Cinsi: Dizel
Aynı motor bu kez P54 Grubunun bir başka markası olan Citroen’ orta sınıf temsilcisi C5’e üçüncülük kazandırıyor. Bu motor, tıpkı Volvo’da olduğu gibi geçmişte pek ilgi göremeyen Citroen’e önemli satış başarısı getirdi.

4 T. Avensis 2.0 D-4D
Tüketim: Ş.içi 7.1 lt, Ş.dışı 4.6lt, Karma: 5.5lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Toyota Avensis, 2 litrelik motoruyla orta sınıf tüketim sıralamasında dördüncü oldu.

5 Ren. Laguna 1.9 dCi
Tüketim: Ş.içi 7.2Lt, Ş.dışı 4.6Lt, Karma: 5.5Lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Bir diğer Fransız modeli Renault Laguna’da ilk beş sıralamasında

En tutumlu otomobiller: Üst ilk 5

1 BMW 520D
Tüketim: Şehir içi 7.7 lt, Şehir dışı 4.6 lt, Karma: 5.6 lt - Yakıt Cinsi: Dizel Alman üretici BMW, yalnızca prestijli bir otomobil markası olarak kalmaktan yana görünmüyor. Bavyera aslanı, üst sınıfın en başarılı yakıt performansına sahip 5-Serisi ile sadece duygulara değil, mantığa da hitap ediyor.

2 Skoda SuperB 1.9 TDI
Tüketim: Şehir içi 7.7lt, Şehir dışı 4.61t, Karma: 5.71t - Yakıt Cinsi: Dizel Donanım ve konforuyla üst sınıfa girmeye hak kazanan Skoda Suberb, fazla bir satış performansı gösteremese de dizel motoru sayesinde markayı bu sınıfta temsil etmeyi başarıyor.

3 Mercedes – Benz E220 CDI
Tüketim: Şehir içi 8.6lt, Şehir dışı 5.0 lt Karma: 6.3 1t - Yakıt Cinsi: Dizel
Sınıfının satış lideri Mercedes E-Serisi, bu başarısını Türkiye’de ağırlıklı bu motoruna borçlu. Patronlar, E-Serisi için ödedikleri yüksek tutarı yakıtla telafi etmeye çalışıyor olabilirler.


4 Saab 9-5 1.9 TID
Tüketim: Ş.içi 8.6lt, Ş.dışı 6.41t, Karma: 6.41t - Yakıt Cinsi: Dizel GM-Fiat ortak üretimi olan dizel motor, Saab için ilk beşe girme başarısı getiriyor.

5 Audi A6 2.0 TDI
Tüketim: Ş.içi 8.81t, Ş.dışı 5.0 lt, Karma: 6.4 1t - Yakıt Cinsi: Dizel İki alman rakibini bu sınıfta A6 ile zorlayan Audi’nin bu başarısının ardında TDI motor var.

En tutumlu otomobiller: Lüks ilk 5

1 BMW 730D
Tüketim: Şehir içi 11 .3lt, Şehir dışı 6.4lt, Karma: 8.2lt - Yakıt Cinsi: Dizel
BMW, üst sınıfta olduğu gibi lüks sınıfta da liderliği ele almış durumda. 7-Serisi gibi devasa sedanı, 100km’lik mesafede 8.2 litrelik bir yakıt tüketerek götüren bu motora şapka çıkarmak bile az gelir.

2 Mercedes-Benz S320 CDI
Tüketim: Şehir içi 11 .61t, Şehir dışı 6.4 lt, Karma: 8.31t - Yakıt Cinsi: Dizel
Sıkı rakibi BMW karşısında küçük farkla ikinciliğe düşen Alman Kralı Mercedes, dizel motorun yaratıcısı Almanların bu konuda ne denli başarılı olduğunun da kanıtlarından biri.

3 Audi A8 3.0 TDI
Tüketim: Şehir içi 12.1 lt, Şehir dışı 6.6 lt, Karma: 8.5 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Lüks sınıfın tüketim sıralamasında ilk üçü kimseye bırakmayan Almanların üçüncü temsilcisi de Audi’nin amiral gemisi A8. 3 litrelik motoruyla iki memleketlisinin peşinden geliyor.

4 Mercedes-Benz S350
Tüketim: Ş.içi 14.5lt, Ş.dışı 7.71t, Karma: 10.1 lt - Yakıt Cinsi: Benzin
Mercedes S-Serisi bu kez de S350 benzinli motoruyla sıralamaya giriyor.

5 BMV 730i
Tüketim: Ş.içi 14.6 lt, Ş.dışı 7.5 lt Karma: 10.1 lt - Yakıt Cinsi: Benzin
Bir diğer benzinli Alman modeli 730i de yine tüketim sıralamasına girmeyi başaranlardan.

En tutumlu otomobiller: Spor ilk 5

1 VW EOS 2.0 TDI
Tüketim: Ş.içi 81t, Ş.dışı 5 lt, Karma: 6.0 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Bir Alman dizeli de spor sınıfta birinciliği yakalamış durumda.

2 Daihatsu Copen 1.3
Tüketim: Ş.içi 3.4 lt, Ş.dışı 3.2 1t, Karma: 6.0 lt - Yakıt Cinsi: Benzin
Tüketimde ilk beşe girebilmeyi başaran ender Japonlardan biri.

3 Opel Tigra TwinTop
Tüketim: Ş.içi 8.l lt, Ş.dışı 5.0 lt, Karma: 6.l lt - Yakıt Cinsi: Benzin
Opel’in küçük roadsteri de benzinli bir motorla listeye girdi

4 Alfa GT 1.9 JTD
Tüketim: Ş.içi 8.5 lt, Ş.dışı 4.9 lt, Karma: 6.2 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Alfa, göz dolduran spor modellerine dizel koymayı ihmal etmiyor.

5 Alfa Brera 2.4 JTD
Tüketim: Ş.içi 9.2 lt, Ş.dışı 5.4 lt, Karma: 6.8 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Yüksek hacimli motoruyla en az tüketenler listesine girebildi.

En tutumlu otomobiller: 4x4 ilk 5

1 Jeep Compass/Patriot 2.0 CRD
Tüketim: Şehir içi 8.31t, Şehir dışı 5.41t, Karma: 6.5Lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Devasa motorlarıyla gerek tüketimde gerekse vergilerde Türk insanını zorlayan Amerikan otomobilleri, çok beğenilmelerine rağmen satış şansı bulamıyor. Ancak Chrysler Grubunun markaları, optimum hacimli dizel motorlarıyla bu genel geçerin dışına çıkıyor. Üstelik burada görüldüğü gibi, SUV segmentinin en az tüketenleri sıralamasında ilk sırayı da alabiliyor.

2 Honda CR-V 2.2 CTDİ
Tüketim: Şehir içi 8.1 lt, Şehir dışı 5.7 lt, Karma: 6.5 lt- Yakıt Cinsi: Dizel
Honda ürün serisinin tek dizel motoru, Japon üreticisine en az tüketenler listesinde ikinciliği getirdi. Alman ve Fransızların işgal ettiği listelerde yer bulan az sayıdaki Uzakdoğulu otomobilden biri de Honda’nın orta boyuttaki SUV modeli..

3 Toyota Rav4 2.2 D-4D
Tüketim: Ş.içi 8.1 lt, Ş.dışı 5.6 lt, Karma: 6.6 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Dizel motoru sayesinde en az tüketenler listesinde kendine yer bulan Japonlardan biri de Toyota’nın kompakt SUV’u RAV4. Türkiye’de ÖTV barajını aştığı için çok ilgi görmese de RAV4’ün bu versiyonu, modele Avrupa’nın en çok tercih edilen SUV modeli unvanını kazandırıyor.

4 Nissan Qashqai 1.6 4x2
Tüketim: Ş.içi 8.4 lt, Ş.dışı 5.7 lt, Karma: 6.7 lt . Yakıt Cinsi: Benzin
SUV sınıfında benzinli motoruyla listeye girebilen tek model, bir diğer Japon markası olan Nissan’ın Qashqai modeli oldu.

5 BMWX3 2.Od
Tüketim: Ş.içi 8.6 lt, Ş.dışı 5.7 lt, Karma: 6.8 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
BMW, üst ve lüks sınıfta gösterdiği üstün başarıyı yakalayamasa da burada da listeye girmeyi X3 ile başardı.

En tutumlu otomobiller: Küçük MPV ilk 5

1 Ford Focus C-MAX 1.6 TDCi
Tüketim: Şehir içi 6.3Lt, Şehir dışı 4.l lt, Karma: 4.9lt . Yakıt Cinsi: Dizel
Bir kez daha Ford-PSA ortak yapımı dizel motor sahnede. 1.6 litrelik 110 hp gücündeki bu motor, C-MAX’e en az tüketenler listesinde zirveyi kazandırıyor. Türkiye’de en çok tercih edilen küçük MPV modeli Ford Focus C-MAX, neredeyse tamamen bu motorla satılıyor

2 Renault Scenic 1.5 dCi
Tüketim: Şehir içi 6.4 lt, Şehir dışı 4.4 lt, Karma: 5 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Renault Megane’a kendi sınıfında ikinciliği getiren motor, bu kez de 100hp’lik versiyonuyla küçük MPV’de aynı yeri Scenic’e kazandırdı.

3 C. Xsara Picasso 1.6 HDI
Tüketim: Şehir içi 6.5 1t, Şehir dışı 4.3 lt, Karma: 5.l lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Picasso’da köklü bir değişim yaşandı, fakat henüz ilk nesil Xsara Picasso listeden kaldırılmadı. 1.6 litrelik 92hp’lik motor, yeni seride 110hp’ye çıkarılmış motora göre daha az güç üretiyor, ama daha düşük yakıt tüketerek ilk beş listesinde kendine yer bulabiliyor.

4 Dacia Logan MCV 1.5 dCi
Tüketim: Ş.içi 6.5Lt, Ş.dışı 4.6 lt, Karma: 5.3 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
7 kişilik olduğu için MPV sınıfında yer alan Logan MCV de Listeye dördüncü sıradan girmeyi başarıyor.

5 Mercedes B180 CDI
Tüketim: Ş.içi 7.2 lt, Ş.dışı 4.6 lt, Karma: 5.6 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Piyasaya çıktığından beri Türkiye’de en çok satan MPV modelleri listesinde yer bulan B-Serisi, en az tüketenler listesine de girdi.

En tutumlu otomobiller: Büyük MPV ilk 5

1 Ford S-MAX 2.0 TDC
Tüketim: Ş.içi 8.1 lt, Ş.dışı 5.4 lt, Karma: 6.4 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Ford, bir kez daha liste başı olmayı S-MAX ile başarıyor.

2 M. Grandis 2.0 D-ID
Tüketim: Ş.içi 8.4 lt, Ş.dışı 5.6 lt, Karma: 6.6 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Mitsubishi bir başka Alman motoruyla listede ikinci sırada.

3 C. Voyager 3.0 CRD
Tüketim: Ş.içi 11.3 lt, Ş.dışı 6.6 lt, Karma: 8.4 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Mercedes’in desteğiyle Chrysler bir defa daha listeye giriyor.

4 KIA Carnival 2.9 DSL
Tüketim: Ş.içi 12.3 lt, Ş.dışı 7.0 lt, Karma: 9.0 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Kia, en küçük modeli Picanto’dan sonra en büyük modeliyle de listede.

5 Mercedes R320 CDI
Tüketim: Ş.içi 12.2 lt, Ş.dışı 7.6 lt, Karma: 9.3 lt - Yakıt Cinsi: Dizel
Mercedes’in dev MPV modeli R-Serisi de listede yer buldu.

Dünyanın en pahalı arabaları


Onlar dünyanın en pahalı arabaları. İşte hemen hemen herkesin hayallerini süsleyen arabaların fotoğrafları, fiyatları ve üretici ülkeleri...


Dünyanın en pahalı arabası, 1 700 000 dolar fiyatla Volkswagen’in Fransa'da üretittiği Bugatti Veyron. İkinci en pahalı araba, 1 000 000 dolarlık Ferrari Enzo ve Pegani Zona C12F ise 741 bin dolar ile üçüncü.

Suzuki Swift Sport iddialı


Suzuki, önceki nesil ile yeni teknolojiyi birleştirdiği Swift Sport ile iddialı...

Japon otomobil üreticilerinin hatırı sayılır üyelerinden Suzuki, en son modeli Swift Sport ile küçük GTI sınıfına hızlı girdi. Önceki nesil GTI’nin sürüş keyfi ile yenil neslin fonksiyonel ve kaliteli iç mekanını birleştiren Swift Sport, sınıfının en hızlısı olmasa da kullanımı en keyifli olanlarından. Birçok rakibinin Turbo takviyesi almasına karşın Suzuki, Swift Sport’ta buna gerek duymamış. 1.6 litrelik atmosferik motor, 125 beygir güç ve 148 nm tork üretiyor. Tork üretimi düşük gibi görünse de başarıyla devirlere yayılmış olması, maksimum çekiş gücüne ulaşmayı kolaylaştırıyor. Dolayısıyla 5 ileri manuel şanzımana, kısa oranlarına rağmen fazla iş düşmüyor. 5. viteste 2 bin devirde bile çekiş oldukça iyi seviyede.1070 kg’lik ağırlığa sahip Swift Sport, 8.9 saniyede 0’dan 100 km\s’ye çıkabiliyor ve kısa sürede maksimum hızı olan 200 km\s’ye ulaşıyor. Bu değerler kullanım esnasında daha farklı bir boyutta, öyle ki araç gerek sesi gerek de gaza verdiği çok çabuk tepkileriyle çok daha hızlıymış gibi hissettiriyor. 195/45 R17 ölçüsündeki performans lastiklerinin de katkısı ile yola iyi tutunan Swift Sport, ani manevralar ve hızlı girilen virajlarda arkasını hafifçe bırakıyor. Tehlike sınırlarında olmayan bu hareket, standart olarak sunulan ESP’nin devreye girmesiyle sona erse de ESP’ye pek iş düşmediği de bir gerçek. Sert ayarlanmış süspansiyon sisteminin de yol tutuştaki etkisi yadsınamaz.Fren performansı da başarılı olan aracın 10 kollu 17 inçlik şık jantları, 4 diskin (önde hava kanallı) soğutulmasında oldukça yardımcı oluyor. Arka arkaya yapılan sert frenlemelerde bile ciddi bir kayıp yaşanmıyor. Vücudu iyi saran sportif koltuklar da, özellikle virajlarda sürücü ve yolcuyu sabit tutmayı sağlıyor. Spor bir otomobil için yeterli konforu sunan Swift Sport, normal kullanımda yakıt tüketimiyle de segmentinde iddialı denebilir. Araç, şehiriçinde 9, şehrdışında 6.2 ve ortalamada da 100 km’de 7.2 litre yakıt tüketiyor. Normal kullanımda 1.6 litrelik bir araç kadar yakıt tüketen Swift Sport, performanslı kullanımlarda 45 litrelik deponun çabucak boşalmasına neden olabiliyor.Gerçek bir GTI özellikleri sunan Swift Sport, yüksek denebilecek bir donanım listesine sahip. Araçta, ABS, EBD, ESP, çekiş kontrolü, sürücü ve yolcu ön ve yan hava yastıkları, ön ve arka perde hava yastıkları, fren yardımı, anahtarsız çalışma sistemi, uzaktan kumandalı merkezi kilit, otomatik klima, radyo/CD/MP3 çalar+ 6 hoparlör, bilgi ekranı, deri direksiyon ve vites topuzu, spor koltuklar, yükseklik ayarlı direksiyon ve sürücü koltuğu, far yükseklik ayarı, çift egzoz, arka spoiler, spor pedallar, elektrikli ve ısıtmalı aynalar, 17 inç jantlar, ön ve arka sis farları, lastik tamir kiti ve yan darbe koruma barları standart olarak sunuluyor. Aracın 39 bin 690 YTL’lik fiyat etiketi, gerek sınıfına göre gerek de 4 kapılı Swift’lere göre yüksek belirlenmiş.

Audi A8 şeritten çıkmıyor



Audi'nin üst sınıftaki temsilcisi A8'in yenilenen versiyonu, bu ay Doğuş Otomotiv-Audi tarafından ithal edilmeye başlandı. A8'in fiyatı 131 bin 407 avrodan başlıyor.

Biri dizel olmak üzere toplam 4 motor seçeneğine ve 131 bin 407 avrodan başlayan anahtar teslim satış fiyatına sahip yeni Audi A8'de teknolojik özellikler dikkat çekiyor. Audi Şerit Sapma Destek Asistanı Sistemi ve Audi Şerit Değiştirme Destek Sistemi adı verilen iki yenilik, araç şerit dışına kaymaya başladığında ve diğer şeritteki araçlar hakkında sürücüyü ikaz ediyor.

Modus’a bir ağabey geldi




Renault B segmentindeki MPV aracı Modus’u yenilirken bir de sürprize imza attı.

Bu yenliğin adı Grand Modus. Standart Modus’e göre 161 mm daha uzun olan Grand Modus tasarımı sayesinde kompakt görünümünden de kesinlikle ödün vermiyor. 2006 yılından beri satışları düşmeye devam eden Renault, Frankfurt fuarında tanıttığı 5 yeni model ile bu kötü gidişe kayıtsız kalmayacağını göstermişti. Yeni Modus’te bu gelişmenin bir parçası olarak pazara sunulurken bir de sürpriz yapıldı ve Modus’ün ağabeyi Grand Modus de otomobil severlerle tanıştırıldı. Renault’un B segmentindeki minik MPV’si Modus’ün ağabeyi Grand Modus’un uzunluğu 4.034 mm, aks mesafesi ise kardeşinden 93 mm daha uzun. (2.575 mm) Ayrıca arka diz mesafesi de 67 mm daha uzun olan Grand Modus geniş bir oturma alanı sunuyor. Bagaj hacmi de 293 litrelik standart Modus’ten 117 litre fazla olan Grand Modus, 410 litre bagaj hacmi ve 5 koltuklu oturma düzeniyle fonksiyonel bir iç hacme ve büyük bir yükleme kapasitesine sahip. Grand Modus’ün içerisindeki birçok saklama gözü ve cepler de bu fonksiyonelliği arttıran diğer unsurlar. Grand Modus ve Yeni Modus İspanya’da üretilecek ve 2008 Şubat’ından itibaren pazara sunulacak.

Challenger Geri Dönüyor



Dodge, tamamen yenilenmiş, 2008 model Challenger SRT8 modelini 6 Şubat 2008’de, Chicago Otomobil Fuarı’nda tanıtacak. Sadece detay fotoğrafları yayınlayanan üretim modelinin 2006 yılında sergilenen konsepte benzediği kesin.Daha satışına başlanmamış araçtan, ilk günde 4,300 adet sipariş alınmış.

Hyundai i30, Avustralya’da “Yılın Otomobili” seçildi



Hyundai’nin yeni otomobili i30, CRDi-VGT dizel motor seçeneğiyle, Avustralya’da rakiplerini geride bırakarak, hem “Yılın En İyi Otomobili”, hem de “Yılın En Çevre Dostu Otomobili” seçildi.
Avustralya’da aralarında The Daily Telegraph, The Herald Sun, The Courier Mail ve Perth Sunday Times gibi önemli günlük gazetelerin de bulunduğu toplam 9 medya kuruluşu tarafından “CARSguide Car Of The Year” ismiyle düzenlenen yarışmada, i30 CRDi-VGT Dizel, toplam 99 puan üstünden 94 puan aldı ve birinci seçildi.

Bu 9 medya kuruluşunun otomotiv editörleri, i30 CRDi-VGT Dizel’in bu birinciliğinde, çekici tasarımı, yol tutuş özellikleri, üstün güvenlik ekipmanları, gelişmiş üretim kalitesi, ödenen ücretin karşılığını fazlasıyla vermesi ve yüksek performansının önemli bir rol oynadığını belirttiler. Böylece Hyundai i30, Avustralya’da ödül kazanan “İlk Kore Üretimi Otomobil” unvanının da sahibi oldu.

Değerlendirmeye alınan otomobiller öncelikle tüm editörler tarafından şehir içi, ana yollar, otoyollar ve köy-kasaba yolları gibi farklı birçok ortamda deneme sürüşüne tabii tutuldular. Bu sürüşlerde özellikle direksiyon tepkileri, yol tutuş, fren ve hızlanma gibi kriterler dikkate alındı. Bu yollardan toplanan verilerle birlikte daha sonra Wakefield Park yarış pistinde araçların kavrama, lastik dengesi, şasi performansı ve süspansiyon gibi özellikleri değerlendirildi.
Hyundai i30’un 1.6 CRDi-VGT dizel modeli, ülkemizde 90 ve 115 PS olmak üzere iki ayrı güçte versiyon olarak satılıyor. Şimdilik 5 ileri manuel şanzımanla satılan i30 CRDi-VGT Dizel’in 115 PS’lik motor seçeneğinde kısa bir süre içinde 4 vitesli otomatik şanzıman seçeneği de sunulmaya başlanacak.

Alfa Romeo'dan Yılbaşı İndirimi


İtalyan tasarımını, şıklık ve sürüş keyfi ile birleştiren efsane Alfa Romeo ayrıcalığını yaşamak artık çok daha kolay. Yeni yıla yepyeni bir Alfa Romeo’yla girmek isteyenlere çok özel fırsatlar sunuluyor.


Türkiye’de büyük ilgi gören ve ayrıcalığın adresi olarak gösterilen Alfa Romeo 147 ve 159 modellerinde sadece Aralık ayında geçerli olmak üzere anahtar teslim fiyatlarında 1.000 Euro tutarında nakit indirim uygulanıyor.


Alfa Romeo’nun zengin donanım ve aksesuar seçenekleri de çok özel fırsatlarla Alfa Romeo’ya sahip olanlarla buluşuyor. Alfa Romeo 159 modellerinde; üç bölge otomatik klima + ısıtmalı ön koltuklar + elektrikli ve sürücü tarafı hafızalı ön koltuklar + sürücü tarafı hafızalı yan aynayı içeren ‘konfor paketi’ veya ‘elektrikli sunroof’ Aralık ayında ücretsiz olarak veriliyor. Bu indirimlerden birinden yararlanmak istemeyen müşteriler için de fırsat devam ediyor ve alternatif olarak anahtar teslimde 1.000 Euro ilave nakit indirim uygulaması bulunuyor.
Alfa Romeo 147 modelinde 2007 yılı içinde devam eden ‘sunroof’ kampanyası kapsamında sunroof opsiyonunun fiyatı 1.200 Euro’dan 600 Euro’ya çekilerek cazip koşullarda aracınızı daha şık yapma imkanı sunuluyor.


İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Mersin ve Gaziantep’te bulunan Alfa Romeo satış noktalarında geçerli ‘Yeni Yıla Alfa’yla Merhaba’ kampanyasında Alfa Romeo’nun sunduğu üstün hizmet kalitesi ve avantajlı koşullar otomobil tutkunlarıyla buluşacak.

Yine Nardo Fırtınası Esti


Lorinser tarafından modifiye edilen, Mercedes-Benz SL 65 AMG, İtalya’daki Nardo sürat pistinde 325 km/s hıza ulaştı.


Lorinser’in ufak modifikasyonlar yaptığı aracın 660 beygir gücündeki çift turbolu V12 motoru, 1013 Nm tork ürteiyor. Modifiye firmasının Nardo3 adını verdiği araçtan sadece 50 adet üretilecek.

Volkswagen Tiguan R-Line


Essen Otomobil Fuarı’nda, Volkswagen, Tiguan için ürettiği R-Line paketinin tanıtımını yaptı.
R-Line paketi aracın içinde ve dışında yapılan değişikliklerden oluşuyor ve aracın daha dinamik görünmesini sağlıyor.


Paketin ilk göze çarpan unsuru 255/40R19 ebadındaki, özel “Omanyt” tip jantlara takılı tekerlekleri. Aracın gövdesine uygulanan modifikasyonları tamponlarında ve marşbiyellerinde görmek mümkün.


Aracın içinde ise “R-Line” logolu spor koltuklar ve çok fonksiyonlu direksiyon kullanılmış. Standart “Monte Carlo” kumaş kaplama olan iç döşeme deri olarak da sipariş edilebiliyor.

Yenilenen Audi A8 Türkiye'de


Audi ürün gamının amiral gemisi olarak nitelendirilen ve 2003 yılında yollara çıkmaya başlayan A8 modelinin yenilenen versiyonu, Türkiye’de de satışa sunuldu. Doğuş Otomotiv-Audi tarafından 131 bin 407 Euro’dan başlayan anahtar teslim satış fiyatıyla pazara sunulan yeni Audi A8, 3’ü benzinli olmak üzere toplam 4 motor seçeneğiyle ithal ediliyor!

Alman lüks otomobil ve arazi aracı üreticisi Audi AG’nin üst sınıftaki başarılı temsilcisi A8’in yenilenen versiyonu, Aralık ayından itibaren Doğuş Otomotiv-Audi tarafından ülkemize ithal edilmeye başlandı. Biri dizel olmak üzere toplam 4 motor seçeneğine ve 131 bin 407 Euro’dan başlayan anahtar teslim satış fiyatına sahip yeni Audi A8, hem 5.06 metrelik standart uzunluktaki versiyonuyla hem de 13 cm daha uzun aks mesafesine sahip limuzin versiyonu olan “Long” karoser tipiyle sipariş edilebiliyor.Audi AG tasarımcıları Audi A8’in yenilenen versiyonunda tek çerçeveli ızgarada bir takım görsel modifikasyonlar gerçekleştirirken, entegre sinyal lambalarına sahip yeni yan aynaları, yeni tip jant seçenekleri ve farklı gece görüşüne sahip LED teknolojili stop lambalarını araca dahil ederek daha dinamik ve elit bir görünüm elde etmeyi başarmışlar.Yeni Audi A8, yürüyen aksam ve motor seçeneklerindeki yapılan değişikliklerle ön plana çıkıyor. Standart donanımda sunulan adaptif havalı süspansiyonun virajlardaki hassasiyeti artırılırken, elektronik olarak kontrol edilen değişken amortisörlerin sürtünmesi azaltmak için ise yeni contalar eklenmesi dikkat çekiyor. Ağırlık artışı olmadan yenilikçi materyaller kullanılarak ses geçirmezlik özellikleri artırılan yeni Audi A8’in direksiyon sisteminde de değişken oranlı dişli çubuk ve pinyon dişliyle hıza duyarlı servotronic güç desteğinin oranları daha uygun bir seviye getirilerek daha direkt bir tepki elde edilmesi hedefleniyor. Bunlarla birlikte yeni Audi A8’de ileri teknoloji ürünü destek sistemlerinin varlığı dikkat çekiyor. Audi Şerit Sapma Destek Asistanı Sistemi ve Audi Şerit Değiştirme Destek Sistemi adı verilen bu iki yenilik, araç şerit dışına kaymaya başladığında ve diğer şeritteki araçlar hakkında sürücüyü ikaz etme görevini üstleniyor.Ülkemize 3.0 TDI, 3.2 FSI, 4.2 FSI ve 6.0 W12 motor seçenekleriyle ithal edilmeye devam edilen yeni Audi A8, tiptronic ve multitronic şanzıman alternatifleriyle satın alınabiliyor. Audi’nin dört tekerlekten çekiş sistemi quattro ise 3.0 TDI, 4.2 FSI ve 6.0 W12 motor seçeneklerinde standart, 3.2 FSI motor seçeneğinde ise isteğe bağlı olarak sunuluyor.

Micra'da Aralık Ayı Boyunca Otomatik Vites Farkı Yok


Nissan, Micra modeli için Aralık ayı boyunca devam edecek, “Otomatik Vites Farkı Yok” kampanyası başlattı. Nissan, tasarımı ve pratik kullanımı nedeni ile gençlerin ve bayanların gözdesi haline gelen Micra için düzenlediği “Otomatik Vites Farkı Yok” kampanyası’nda, Micra 1.2 Passion otomatik ve 1.2 Tekna otomatik modellerini düz vites fiyatına satışa sunuyor. Ayrıca tüm Micra modellerinde 2000 YTL’lik indirim uygulanıyor.Yeni yıla otomatik bir Micra ile girmek için, 05-31 Aralık 2007 tarihleri arasında bir Nissan Bayi’sinden istediğiniz Micra’yı almanız yeterli.Nissan’da ayrıca; gençlerin ve ailelerin beğenisini kazanan Note dci, Aralık ayına özel 30.400 YTL'lik lansman fiyatıyla satışa sunulurken, Patrol, Pathfinder ve X-Trail modelleri için Kasım ayında başlatılan "444 Euro'ya 4x4 Kampanyası" da devam ediyor.

Cayenne GTS 2008'de Türkiye'de


Porsche’nin lüks SUV anlayışında yeni bir çığır açan Cayenne modelinin daha sportif ve güçlendirilmiş versiyonu Cayenne GTS, 2008 yılının Şubat ayında ülkemizde de satışa sunulacak. Doğuş Otomotiv-Porsche, 4.8 litrelik V8 motorla donatılmış 405 HP güce sahip Cayenne GTS’den 2008 yılında 10 adet satabilmeyi amaçlıyor.

Alman lüks spor otomobil ve arazi aracı üreticisi Porsche’nin tasarımıyla olduğu kadar yol tutuş performansı ve teknolojisiyle de ön plana çıkmayı başaran Cayenne model ailesinin yeni sportif üyesi Cayenne GTS, 2008 yılının Şubat ayından itibaren Türkiye’de satışa sunulacak. Doğuş Otomotiv-Porsche, 128 bin 985 Euro’dan başlayan anahtar teslim satış fiyatına sahip Cayenne GTS’den gelecek yıl 10 adet satabilmeyi hedefliyor. 2008 yılında Cayenne GTS ile birlikte tüm Cayenne ailesinden toplam 128 adet satabilmeyi hedeflediklerini açıklayan Doğuş Otomotiv-Porsche Satış ve Pazarlama Müdürü Mustafa Murat Uluer, 2007 sonu itibariyle ise Türkiye’deki Cayenne satışlarının 121 âdete ulaşmasını beklediklerini ifade etti.

Daha sportif görünüm ve iç mekân!

İlk olarak 2007 Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıtılan Porsche Cayenne GTS, arka bölümde yoğunlaşan krom kaplamalarının yanı sıra bagaj kapağındaki GTS logosuyla diğer Cayenne versiyonlarından ayrılıyor. Bununla birlikte dış tasarımında Cayenne Turbo ile aynı görünüme sahip Cayenne GTS, 21 inçlik jantları ve 295/35 ebatlarındaki lastikleriyle göz kamaştırmayı başarıyor. Bununla birlikte B ve C sütunlarının üzerindeki siyah süsleme plakaları ve sportif eşikler ise araca daha kaslı bir görünüm kazandırılmasına yardımcı oluyor. Cayenne GTS’in aerodinamik biçimini daha da pekiştiren arka spoylerin yanı sıra araçta ayrıca isteğe bağlı olarak çift kanatlı profile sahip sabit yapılı bir başka spoyler seçeneği daha sunuluyor.

Porsche Cayenne GTS’in kabin içinde ise sportif ve aynı zamanda konforlu koltuklar ilk etapta ön plana çıkan özellikler arasında yer alıyor. Sürücü ve ön yolcu için 12 yönde ayarlanabilen, ek yüksekliğe sahip yan destek elemanlarını içeren sportif koltuklar, tek bir düğmeye basarak hem yatay hem dikey olarak konumlandırılabiliyor.

Güçlü V8 motorla daha atak!

Porsche Cayenne S ile Cayenne Turbo arasında konumlandırılan Cayenne GTS’te 4.8 litre hacimli V8 motora yer veriliyor. Cayenne S’e göre 20 HP daha fazla güç üreten Cayenne GTS’in 405 HP ve 500 Nm tork üreten motorunda da DFI (Direkt Fuel Injection) Doğrudan Yakıt Püskürtme sistemine yer veriliyor. Porsche SUV’larının en sportifi olarak tanımlanan Cayenne GTS altı ileri manuel şanzımanla ve Cayenne S’e göre 24 mm alçaltılmış şasi standart olacak biçimde bantlardan iniyor. 0–100 km/s hızlanmasını 6.1 saniyede tamamlayan Cayenne GTS, 253 km/s’lik son hıza erişebiliyor. Bununla birlikte 80-120 km/s ara hızlanmasını 6.6 saniyede tamamlayan Cayenne GTS, 100 km’de ise ortalama 15.1 litrelik yakıt tüketim değerine sahip. Bununla birlikte isteğe bağlı olarak sunulan Tiptronic S şanzımanlı Cayenne GTS versiyonlarında ise 100 km’deki ortalama yakıt tüketimi 13.9 litre olarak gerçekleşiyor.

Porsche Aktif Süspansiyon Sistemi

İlk Kez Cayenne GTS’te Kullanılıyor!Cayenne GTS, standart olarak sunulan Porsche Çekiş Yönetimli (PTM) sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi ve uyarlanabilir PASM gibi sistemlerle donatılarak yolları çıkıyor. Porsche Aktif Süspansiyon Yönetimi (PASM) sistemine sahip Cayenne GTS, aynı zamanda Alman üreticinin normalde spor otomobillerine entegre ettiği sistemin ilk kez kullanıldığı Cayenne versiyonu unvanını da elde ediyor. PASM Porsche Aktif Süspansiyon Yönetimi, yol koşulları ve sürücünün sürüş tarzıyla ilgili bir işlev olarak amortisör kuvvetlerinin sonsuz şekilde kontrolünü sağlar ve sürücünün, aracı kullanırken üç amortisör ayarından (Konfor, Normal ve Spor programları) birini seçmesine imkân verir. PASM, örneğin sürücü, seri ivmelenmenin öne çıktığı ve gövdenin yalpalayıp savrulmasının önlenmesi için frenlerin sert bir şekilde uygulandığı çok dinamik bir sürüş stilini tercih ettiğinde müdahale eder.

Bununla birlikte isteğe bağlı olarak sunulan havalı süspansiyon ve Porsche Dinamik Şasi Kontrolü (PDCC) gibi savrulmaya karşı aktif koruma sistemlerinin ise Cayenne GTS’in yol tutuşu ve sürüş konforunu arttırması hedefleniyor. Devrilmeye karşı geliştirilen (anti-roll) PDCC sistemi, hemen hemen tüm koşullarda Cayenne GTS’i yol üzerinde düz tutarak ve sadece sürücü son derece sportif ve dinamik bir sürüş modunu tercih ettiği zaman aracın hafif bir hareketine izin vererek dönemeçlerde gövdenin yana yatma hareketini sınırlar. Sonuç itibarıyla Cayenne GTS hem önemli oranda geliştirilmiş bir yol tutuşu hem de fark edilir şekilde ilerlemiş bir sürüş dengesi ve konforunu olanaklı kılar.

Bir Düğmeyle Sürüş Performans Seviyesi Yükseliyor!

Yeni Cayenne GTS’te standart olarak sunulan Spor Düğme sadece bir dokunuşla sürücüye aracının özelliklerini daha da üst bir seviyeye “yükseltme” seçeneğini verir. Orta konsolun alt kısmında yer alan Spor Düğme sürücüye özellikle sportif bir düzenleme veya mükemmel seviyede bir yakıt ekonomisi için temel ayar seçeneğini sunar. Normal modda hem motor yönetimi hem de isteğe bağlı sunulan Tiptronic S otomatik şanzıman yönetimi, ana odak noktası orta motor hızları olacak şekilde programlanır. Spor mod etkinleştiğinde ise, gösterge panelinde ayarın net şekilde anlaşılması adına “Spor” kelimesi görüntülenir ve daha da keskin gaz pedalı kontrol haritası sayesinde motor, sürücünün komutlarına daha doğrudan yanıt verir ve yük değişim ihtiyaçlarına anında ve “sıkı” tepki vermeyi garanti eder. Motorun çıkardığı egzoz gazları spor egzoz sistemi içerisinde ilerler ve ana susturucunun içindeki değişken kontrol kapakçığının çevrilmesiyle Spor modda daha derin ve kuvvetli bir homurtuya neden olur. Gerçekten de motorun güçlü sesi, yük, yol hızı, motor hızı ve şanzıman oranının bir işlevi olarak kontrol edilir ve değiştirilir.

Edo Ferrari 599




Edo, 620 beygir gücündeki Ferrari F599 GTB için iki farklı modifikasyon sunuyor.
1inci seviye, yeniden ayarlanan ECU, farklı emme sistemi, özel egzoz ve katalizatörden oluşuyor. Sonuç olarak, Enzo’dan alınan motor, Enzo ile benzer bir güce, 650 beygire ulaşıyor.


2inci seviye de, 1inci seviyeye ilave olarak, aracın motor hacmi FXX’de olduğu gibi 6.3 litreye çıkartılıyor ve motor gücü 750 beygire yaklaşıyor. Bu seviyede modifiye işlemleri sadece motor ile bitmiyor ve uygulanan süspansiyon kiti ile araç önde 20 arkada 40 milimetre alçaltılıyor. 20 inçlik jantlarına önde 245/35 arkada 305/35 ebadında lastikler takılıyor.

Vectra Gitti, Yerine Insignia Geliyor



Önümüzdeki sene yenilenecek “Ford Mondeo rakibi”nin yeni model ismi Insignia olacak. Opel yeni aracını Temmuz 2008’de düzenlenecek Londra Otomobil Fuarı’nda tanıtacak.

Firmanın yayınladığı, arka stop lambasının gözüktüğü “teaser” fotoğraf, aracın GTC Coupe Concept’e benzer çizgilere sahip olabileceğini işaret ediyor.

Koenigsegg CCXR Special Edition


Firma, müşterileriden gelen özel istek üzerine, sınırlı sayıda üreteceği iki model geliştirdi.
Koenigsegg’ler CCX ve CCXR adı ile iki versiyon olarak üretilecek.


14 adet üretilecek CCX modeli 888 beygir olacak. 6 adet üretilecek, bio yakıtlı CCXR modeli ise 1018 beygir olacak. CCX modeli 1,330,000 Euro, CCXR modeli ise 1,500,000 Euro’luk fiyat etiketi ile satılacak. Astronomik fiyatlar, 5 yıllık garanti ve ücretsiz servis hizmetini de kapsıyor.
Araçların teslimatları 2008 Mart’ında düzenlenecek Cenevre Otomobil Fuarı’nda gerçekleşecek.
En güçlü versiyon CCXR’ın teknik verilerinden bazıları şöyle:


0-100 km/s hızlanma: 2.9 saniye
0-200 km/s hızlanma: 8.9 saniye
0-200-0 km/s hızlanma ve frenleme: 13.7 saniye
Son sürat: +417km/s
Ağırlık başıan düşen beygir: 1.26kg/bg
Ağırlık dağılımı: %45 ön, %55 arka
Yakıt tüketimi: Çevreyolu 18L/100km, karma 22L/100km
Kuru ağırlığı (tam ekipman-sıvısız): 1280 kg
Aerodinamik katsayısı: Cd. 0.33
Frenler seramik, önde 380 mm 8 pistonlu Brembo, arkada 362 mm 6 pistonlu AP Racing.
Lastikler Michelin Pilot Sport 2, önde 255/35/19 arkada 335/30/20 ebadında
Motor 5 litre hacminde çift kompresörlü V8, 7000 devirde 1018 Bhp, 5600 devirde 1060 Nm üretiyor.

Volvo C30'un Yeni Versiyonu Yollara Çıkıyor



Volvo C30’un 5 kapılı versiyonu çok yakında yollara çıkıyor.


Geçen hafta Volvo’dan yapılan açıklamada 5 kapılı C30’un belki daha az heyecan verici olabileceği ama ürün gamını büyüteceği ifade edilmişti. Aslında alınan duyumlar C30’un ürün gamındaki genişlemenin sadece 5 kapılı hatchback ile sınırlı kalmayacağı aynı zamanda sportback / wagon versiyonlarının da yolda olduğu yönünde. Tabii bu versiyonlar 5 kapılı C30 ile çok benzer olmayacak. Belki de isim olarak C50 ve V30 bile tercih edilebilir. Mazda 3 ile aynı platformu paylaşan 5 kapılı C30, Audi A3 Sportback’e rakibi olarak gösterilebilir. Volvo yetkilileri C30 üzerine çalışmaya devam edecekler gibi görünüyor. Çünkü C30, Volvo ve onun küresel ortaklarının çok fazla önemsedikleri bir model…

Subaru'da değişim devam ediyor


Son dönemde Türkiye’de arka arkaya gerçekleştirdiği iddialı atılımlarla adından söz ettiren Subaru, şimdi de ürün yelpazesinin en üst basamağında yer alan Tribeca modelini baştan aşağı yeniliyor.Subaru’nun ABD’deki üretim tesislerinde üretilen ve geçtiğimiz yıldan beri Avrupa’ya da ithalatına başlanan Tribeca modeli, dış tasarımını ve motorunu tamamen yenileyerek Avrupalı tüketicilerin karşısına yeniden çıkıyor.

Daha önce 3,0 lt 245 HP güç ile piyasaya sunulan Tribeca artık 3,6 lt ve 258 HP’lik motoruyla eskisine oranla çok daha performanslı bir sürüş vaad ediyor.2007 yılında iç tasarımıyla ABD’de “En İyi İç Tasarım” ödülünü kazanan Tribeca, tamamen değiştirilen öne yüzü ve yeni far grubuyla dış tasarımda da oldukça iddialı bir konuma geliyor. Yenilenen Tribeca ile Subaru’nun model yelpazesinin iyice genişlediğini söyleyen Subaru Marka Direktörü Çınar Noyan, verdiği demeçte: “Bir süredir Subaru’da elde ettiğimiz büyüme başarısını yeni modellerimizle daha da ileri götürmek arzusundayız. Tüketicilerin Subaru markası ile daha yakından tanışmaları ve markamıza olan bağlılıkları yeni modellerimizin piyasaya sunulmasıyla artarak devam edecek” diye belirtti.Subaru markası ile bütünleşen Symmetrical AWD teknolojisi ve yatay yerleşimli Subaru Boxer Motor, Yeni Tribeca’da da güvenlik ve performansın maksimum seviyede yaşanmasını sağlıyor. Bununla birlikte yeni model, rakiplerine göre oldukça ulaşılabilir fiyattan tüketicilerin beğenisine sunuluyor. 74.800 Euro fiyatla satılacak olan Tribeca, oldukça zengin bir donanım paketi ile de kullanıcılarını memnun ediyor.Yeni Tribeca’nın standart donanımları arasında, Audio-CD kontrol düğmeli direksiyon, 9 inç ekran DVD sistemi, arka görüş kamera sistemi, cruise kontrol, 6 CD kapasiteli MP3 çalar ses sistemi, ön ve arkada bağımsız klima sistemi, 8 yönlü ayarlanabilir koltuklar, geniş açılır tavan, çift eksoz çıkışı, VDC, SRS 3 çift ön, yan ve perde hava yastığı yer alıyor.

Yeni Kango 2008'de Ülkemizde


Yeni Kangoo Uluslararası Basın Deneme Organizasyonu dahilinde konuşan Renault Minivan ve Hafif Ticari Araç Direktörü Thierry Moreau, “Türkiye, Kangoo’nun 4. büyük pazarı, yılda 20 binden fazla Kangoo satıyoruz. Türkiye’yi çok önemli bir piyasa olarak görüyoruz ve Yeni Kangoo’yu çok hızlı bir şekilde Türkiye pazarına sunacağız” dedi.

Kangoo’da 2009’dan itibaren dizel motorda otomatik vites olacağını belirten Moreau, Avrupa’da Kangoo’nun hafif ticari araç pazarında liderliğini sürdürmeyi, binek versiyonuyla da tekrar bir numara olmak istediklerini ifade etti.


Renault'un büyük ölçüde modernize edilen Fransa'daki MCA Maubeuge fabrikasında üretilen yeni Kangoo, önümüzdeki yılın 2. çeyreğinde Türkiye'de satışa sunulacak.
Minicargo’ya karşı bir proje düşünmüyoruzThierry Moreau, Minicargo'nun kendisini etkilediğini, küçük ve hafif bir araç olduğunu, daha büyük hacimli olan Kangoo'nun ise konforlu özellikler taşıdığını ifade ederek, her iki aracın müşteri kitlesinin farklı olduğunu ve Minicargo'ya karşı bir proje düşünmediklerini söyledi. Moreau, ayrıca Kangoo'nun hem binek hem de hafif ticari araç versiyonlarının bulunduğunu belirtti.


İlk olarak 1997 yılında satışa sunulan Kangoo, sempatik ve anlamlı çizgileriyle SUV dünyasında devrim yaptı. İç mekânı ve çok amaçlı kullanımı sayesinde Kangoo müthiş bir başarı yakaladı ve lansmanından itibaren 2.300.000 adetten fazla satıldı. Ailelerin beklentilerine daha da yakınlaşan Yeni Kangoo, Kangoo’nun güçlü noktalarını korudu; kalite, konfor ve pratiklik yönünden daha da ileriye gitti. Yeni Kangoo ile mühendislik harcamaları kontrol altında tutuldu ve yatırım maliyetleri azaltıldı. Yeni Kangoo büyük ölçüde modernize edilen Fransa’daki MCA Maubeuge fabrikasında üretiliyor. Kangoo’nun tarihi üretim merkezi olan bu fabrika aynı zamanda, ticari araç segmentinde Avrupa’da verimlilik düzeyi en yüksek fabrikalar arasında yer alıyor.


Yeni Kangoo son derece pratik yepyeni bir modülerlik kavramına imza atıyor. Kullanım keyfine adanan pratik araç SUV segmentinde ergonomi, iç mekân genişliği ve sıcaklık kavramlarını yeniden tanımlıyor. 40/60 oranında bölünebilir arka koltuk, düz bir zemin oluşturmak üzere, hiç güç sarfetmeden, tek bir hareketle indirilebiliyor. Bazı versiyonlarda, ön yolcu koltuğu da aynı şekilde yatırılıyor, bu şekilde 660 l’den 2,8 m3’ye kadar çıkarılabilen bir yükleme hacmi oluşturulabiliyor. Böyle bir konfigürasyonda, 2,50 m uzunluktaki eşyaları taşımak mümkün olabiliyor. İç bölümde, Yeni Kangoo, örneğin arka yolcular için uçak tipi akılcı raflarla 77 litreye kadar eşya yerleştirme kapasitesi sunuyor. Aynı zamanda, aletsiz olarak portbagaja dönüşebilen ve 80 kg’a kadar yük taşıyabilen uzun tavan çubukları sistemi de ilk kez Yeni Kangoo’da sunuluyor.


Yeni Kangoo güvenilir ve herkesin beklentilerini karşılayabilen eksiksiz bir motor yelpazesine sahip (üç farklı güçte bir dizel blok ve iki benzinli motor seçeneği). Bu motorlar sağlamlık, güvenilirlik, tasarruf ve çevreye saygı gibi güçlü değerleri barındırıyorlar. 105 bg’lik 1,5 dCi (78 kW) ile Yeni Kangoo’da lansmanından itibaren partikül filtreli bir motor seçeneği de önerilecek (76 kW). 1.5 dCi’nin diğer iki farklı tipi (70 bg - 50 kW ve 85 bg - 63 kW) 140 g/km’ın altında CO2 salınımlarıyla « Renault eco2 » imzasına uygunluk gösteriyorlar.

Kendi Kendini Park Eden Otomobil


Türkiye'de satışa sunulan yeni bir otomobil, özellikle acemi sürücüler için kabus olan park sorununu ortadan kaldırıyor. Bu otomobil 15 saniyede kolayca park edilebiliyor

Volkswagen Touran'ın yeni modeli, 'Park asistanı' yardımı ile 15 saniye içerisinde otomatik olarak park manevrasını tamamlayabiliyor. Doğuş Otomotiv-VW Binek Araç tarafından 1.4 litre 140 HP’lik TSI motor ve Comfortline donanım paketiyle ithal edilen Yeni Touran, isteğe bağlı olarak Tiptronic DSG şanzıman seçeneğiyle de satın alınabiliyor. Yeni Touran modeli, 50 bin YTL'den başlayan anahtar teslim satış fiyatıyla Türkiye’de satışa sunuldu. Araç 200 km/s’lik son hıza erişebilirken, 0–100 km/s hızlanmasını 9.8 sn’de tamamlıyor. Yakıt tüketimi ise 100 km’de ortalama 7.4 litre.


PARK KABUSU BİTİYOR


4.4 metre uzunluğa ve 1.8 metreye varan genişliğe sahip Yeni Touran’da, yeni bir teknoloji olan “Park asistanı”, ön ve arka park mesafe sensörleri ve “Hill hold” eğimde kalkış sistemiyle entegre biçimde çalışıyor. Vites topuzunun önüne yerleştirilen tek bir düğmeye basarak etkinleştirilen sistem, hızlı ve stressiz bir şekilde park manevralarını sağlıyor. Park asistanı ayrıca otomatik olarak direksiyon manevraları yaparak, sürücünün aracı tek manevrada düzgün bir çizgi halinde park edebilmesi için destekliyor.


Sistem etkinleştirildiğinde park etmiş diğer araçlarla arada 0.5 metre ile 1.5 metre mesafede sinyal verilen yöndeki alanları tarayarak uygun park yerlerini tespit ediyor. 30 km/s’ye kadar hızda çalışabilen sistem, uygun park yeri bulunduğunda doğrudan sürücünün görüş alanındaki yol bilgisayarı aracılığıyla gerekli uyarıyı yaparak başlama pozisyonu hakkında sürücüyü uyarıyor. Sürücü bunun üzerine aracı geri vitese alarak otomatik direksiyon manevrası işlemini aktif olarak başlatabiliyor. Araç geri vitese alındıktan sonra ise otomatik park işlemi genellikle 15 saniyede tamamlanıyor. Park manevrası esnasında yaya veya benzeri bir engelle karşılaşıldığında direksiyon manevrasına yapılan bir müdahale ile sistem hemen devre dışı kalıyor.

Proton'dan 14 bin YTL'ye sıfır araba


Proton, yeni Türkiye Distribütörü Ulumotor ile atağa kalktı. 13,900 YTL’ye 0 araba imkanı sunan Proton yeni modelleri piyasaya sürdü.


SAVVY, GEN2, WAJA modeli binek araçlar ile birlikte ARENA modeli kamyonetleri de pazara sunan Ulumotor, 23 Kasım 2007 tarihinden itibaren rekabetçi fiyatları ile adından söz ettiriyor.
ARENA modelinde 13.900.- YTL ’den başlayan fiyatlar ve binek modellerde 5.000.-YTL’ yi bulan indirimler talepte artış olduğu kaydedildi. Proton Türkiye Distribütörü Ulumotor yaptığı açıklamada, talebe göre kampanyaların devam edeceğini bildirdi.


2008 yılında pazar payını arttırmayı hedefleyen Ulumotor, SAVVY modeli ile hanımların, GEN2 modeli ile gençlerin, WAJA modeli ile de ailelerin ilgisini çekmeyi hedefliyor. ARENA modeli ise; Ticaretle uğraşan herkesin erişebileceği, satın alırken olduğu kadar kullanırken de hesaplı bir kamyonet olarak dikkat çekiyor.

Reventon, Uçakla Yarıştı


Süper spor otomobillerin üreticisi Lamborghini, Frankfurt Fuarı’nda tanıttığı ve tasarımından aerodinamiğine kadar uçaklarda kullanılan pek çok unsurdan yararlandığı Reventon’ı, uluslararası televizyon kuruluşlarına tanıtmak amacıyla bir Tornado’yla yarıştırmaya karar verdi.Aslında bugüne kadar pek çok spor otomobil üreticisinin şov amaçlı olarak yaptığı bir aktiviteydi bu. Hatta uçakla bu tip bir yarışı motosikletle gerçekleştiren firmalar da oldu. Ancak Lamborghini hem aracına çok güveniyordu, hem de bu 1 milyon euro değerindeki “bebeğin” yapabileceklerini televizyon kameraları önünde göstermek istiyordu.


Test pilotu kullandıAerodinamik açıdan yarış otomobillerinin tüm özelliklerini bünyesinde bulunduran ve parçalarının birçoğu hafifliğiyle bilinen karbon fiberden üretilen Lamborghini Reventon, iç mekanında da tıpkı modern uçaklar gibi kumandalar ve üç adet TFT-LCD ekrandan oluşan bir kokpite sahip. 6.5 lt hacimli 12 silindirli Lamborghini motoru, 650 bg güç üretiyor ve aracı 0’dan 100 km/s’ye 3.4 saniyede çıkarıyor. İtalya’da bulunan Ghedi Üssü’ne götürülen Reventon, “rakibi” olan İtalyan Hava Kuvvetleri’ne ait A200-A Tornado tipi savaş uçağıyla birlikte önce fotoğraflar çektirdi. Ardından uçağın ve Reventon’ın pilotları kabinlerine yerleştiler. Lambo’nun direksiyonuna, fabrikanın en kıdemli test pilotlarından biri oturmuştu. 3 kilometrelik parkur için hazırlıklar tamamlandı ve yarış başladı.Reventon ilk etapta yerinden ok gibi fırlayarak öne geçti. Kıyasıya rekabette ibre, şaşırtıcı şekilde Reventon tarafını gösteriyordu. Ancak pistin son metrelerine doğru gelindiğinde Tornado Lamborghini’yi yakalamakla kalmayıp, geçti. Zira artık havalanmaya başlamıştı bile. O sırada bu süper otomobilin hız göstergesinde 340 km/s yazmaktaydı.Üretim adedi toplam 20 ile sınırlandırılan Reventon, 1 milyon euro’luk (vergiler hariç) fiyatına rağmen kapış kapış gitmiş. Nitekim şimdiden üretimin tamamı satılmış durumda. Araçların büyük bölümünün Lamborghini’ye yakın dostlar ve koleksiyonerler tarafından satın alındığı söyleniyor. Reventon, geçtiğimiz haftalarda “2007’de Dünyanın En Güzel Otomobili” unvanını da kazandı.

Citroen, C4 Sedan'ı Avrupa'da ilk Türkiye'de Satışa Sundu.


2 yıldır Türkiye pazarında başarılı satış rakamlarına ulaşan ve Citroen’in başarısını da perçinleyen C4’ün sedan versiyonu Avrupa'da ilk defa Türkiye’de satışa sunuldu.


Türkiye lansmanı bugün gerçekleştirilen C4 sedan Arjantin ve Çin’de üretiliyor. Avrupa’nın birçok ülkesinde bu yılın sonunda satışa çıkması beklenen C4 Sedan, Avrupa’da ilk olarak Türkiye’de tanıtıldı. Otomobil severlerin yakında tanıdığı C4 platformu üzerine inşa edilen C4 Sedan, hem arka koltuk mesafesi hem büyük bagajı hem de uzatılmış karoseri ile rakiplerine fark atıyor. C4’ün kendine has tüm özellilerine sahip olan sedan versiyon, boyutlarıyla bir üst sınıf araçlara yaklaşıyor. C4 Sedan 4,77 m uzunluğa, 1,77 m genişliğe ve 1,51 m yüksekliğe sahip. 2,71 m’lik dingil mesafesi ile geniş ve konforlu bir yolculuk vaad eden C4 Sedan, 513 litre bagaj hacmi ile de geniş bir yükleme kapasitesi sunuyor. 2/3-1/3 oranında katlanabilen arka koltuklar ve araç içine dağılmış saklama bölmeleri ise aracı çok daga fonksiyonel kılıyor. Bumerang biçimli farları, çift kromajlı ön ızgarası ve çizgisiyle Citroen’in kendine has tüm özelliklerini gövdesinde toplayan C4 Sedan, uzatılmış kasanın da etkisiyle bir oku andıran görüntüsü, bariz bir şekilde görülebilecek şekilde tasarlanan tekerlek boşlukları ile son derece çekici, prestijli ve dengeli bir gövde tasarımı ve şasiye sahip. Citroen C4 Sedan’ın hıza duyarlı yükseklik ve derinlik ayarlı sabit merkezli hidrolik direksiyonu sayesinde son derece güvenli ve zevkli bir sürüş sağlanırken direksiyon simidinin üzerindeki ergonomik ve kullanışlı butonlar sayesinde bir çok fonksiyonu kumanda edebiliyorsunuz. Üst sınıfta görmeye alışık olduğumuz tam otomatik sağ/ sol ayarlı dijital klima, arka yolcular için klima kontrolü, yağmur sensörü, ve kendiliğinden kararan iç dikiz aynası ve alüminyum alaşımlı jantlar C4 Sedan’da standart olarak sunuluyor. ABS, elektronik fren dağıtım sistemi, darbe anında yakıt kesme ve otomatik yanan flâşörlerle birlikte çalışan acil fren destek sistemi, sürücü/yolcu/yan/perde hava yastıkları gibi önemli güvenlik fonksiyonları da C4 Sedan’ın standart donanımları arasında yer alıyor. Citroen ürün yelpazesinde ilk sedan olma özelliğini de taşıyan C4 Sedan, yılsonuna kadar 400 adetlik satış hedefiyle pazara sunuluyor. C segmentinden ciddi rakiplerle yarışacak olan C4 Sedan’ın, 2008 yılında Citroen pazar payının içinde yüzde 5 yer tutması bekleniyor. 1.6i 110 HP güç ve 147 Nm torka sahip benzinli ve 1.6 HDi 110 HP güç ve 240 Nm torka sahip dizel olmak üzere iki farklı motor seçeneği ile satışa sunulan C4 Sedan’ın benzinli versiyonu 36.800 YTL, dizel versiyonu ise 41.800 YTL fiyat ile satılacak.

Uluslararası Otoyol Güvenliği Sigorta Enstitüsü (IIHS), "Volvo" dedi.


Uluslararası Otoyol Güvenliği Sigorta Enstitüsü (IIHS), Volvo'nun üç modelini 'En Güvenli Tercih' olarak belirledi.


Volvo'dan yapılan açıklamada, 2 yıldır önden, yandan ve arkadan darbelerde güvenlik konusunda IIHS'nin en yüksek ödülünü kazanan Volvo XC90 SUV, Volvo C70 Cabriolet ve Volvo S80 Sedan modellerinin bu başarıyı elde etmek için farklı bir çözümden yararlandığı belirtildi. Konuya ilişkin açıklama yapan Volvo Cars Kuzey Amerika Yönetim Kurulu Başkanı Anne Belec, Volvo'da güvenliğin 80 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu ve otomobillerin, içindeki ve çevresindekileri korumaya inandıkları bir kültürden doğduğunu söyledi. Belec, "Güvenlik, bizim için kültürel bir gurur kaynağıdır. Sonradan eklenen bir şey değil, yeni bir Volvo tasarlanırken çekirdekten geliştirilir. Günümüzün mühendislik altyapısı, geçen yıl 11 ve bu yıl da 34 otomobilin layık görüldüğü 'En Güvenli Tercih' unvanını alırken geçtiği güvenlik testlerine dayanabilecek otomobillerin üretilmesini kolaylaştırmaktadır. Ancak Volvo'yu diğerlerinden ayıran özellik, en güvenli arazi otomobili, üstü açık veya binek otomobil modellerini geliştirirken gerçek kazalardan elde ettiğimiz verileri de kullanmamız ve standartlaştırılmış testlerin ötesinde, gerçek dünyayı dikkate alan otomobiller üretmemizdir" dedi.


Açıklamada şu bilgilere yer verildi:"Volvo'nun güvenliğe yönelik 'Gelişim Çemberi' yaklaşımı, gerçek kazalar üzerinde yapılan araştırmalardan başlayarak tasarıma, testlere, üretime doğru ilerler ve tekrar gerçek kazalara dönerek çemberi tamamlar.


Volvo'nun hedefi, koruyucu ve önleyici güvenliktir ve bu insanlara hayatlarının en kötü deneyimlerinden biri olan trafik kazasında yardımcı olmayı amaçlar. IIHS'nin standart çarpışma testi dizisinde tüm otomobiller en üst düzeyde güvenlik sağlarken, Volvo bir adım ileri giderek gerçek koşullarda ihtiyaç duyulabilecek bir koruma da sağladı. Çarpışma testi ölçütlerini tutturmak, yolcuları korumanın yollarından sadece biridir. Volvo, standart testlerin otomobilin çarpışmadaki davranışını öngörmeye yardımcı olacağına inanmakla birlikte, gerçek kazalar üzerinde yapılan araştırmaların Volvo otomobillerin içindeki ve çevresindekilere bir kat daha güvenlik sağlayacağını düşünmektedir."

VW Touareg’in en çok satanı V6TDI, artık daha güçlü!


Satışa sunulduğu 2002 yılından bu yana, dünya çapında 331,000 adet ile, modelin en çok satan motoru olan 3.0 TDI V6 yenilendi. Daha güçlü ve daha da ekonomik olan yeni motor %10 artan torku 550Nm’ye, %7 artan beygir gücü de 240 Hp’ye yükselmiş. Yeni motoru ile V6 TDI 214 km/s hıza ulaşabiliyor ve düz vitesli versiyonu, eskisine göre 1 saniye daha önce 8 saniyede 100km/s hıza ulaşıyor.


Artan performansa rağmen, karma yakıt tüketimi 100 kilometrede 0.8 litre azalarak 9.6 l/100km olmuş. Şehir içi sarfiyatı ise 100 kilometrede 1.4 litre azalmış.

Mondeo'nun üçüncü nesli piyasada


Ford'un Avrupa'da hayli önem verdiği modellerden biri olan Mondeo, gerek tasarımı, gerekse de sahip olduğu özelliklerle yeni bir çağa giriş yaptığını açıkça gösteriyor.


Eskilerin deyimiyle zaman uçuuuuuppp, gidiyor. Bir bakmışız, Mondeo'nun üçüncü nesli piyasaya çıkıvermiş. Daha "topacık", yuvarlık hatlı halini hatırlarım onun. Amerika'da "Ford Contour" adıyla, 6 silindirli bir motorla kullandığımda şok oluşum, dün gibi aklımdadır. Hey gidi günler hey! Kim derdi bir gün büyüyecek ve koskoca bir D sınıfı otomobil olacak diye...


Gerçektende bir modelin nasıl evrimler geçirdiğini gördüğümde hep eski versiyonlarını anarım ve hatırlarım. 1990'larda piyasaya çıkan Mondeo, o dönemde tıpkı Focus gibi Amerikan piyasasına girmiş, ufak tasarım farklarıyla Ford Contour, yine biraz farklı görünümle "Mercury Mystique" adlarını almıştı. İkinci nesil ise malumunuz. Hepiniz yollarda sıkça görüyorsunuz zaten.


Bond'un kiralık otomobili


Yeni Mondeo, daha üretilmeye bile başlanmadan ünlü olan bir otomobil. Rolü, James Bond serisinin en sonuncusu olan "Casino Royale"de ünlü ajanın otele gitmek için kiraladığı otomobili oynamaktı.


Ancak Ford, yeni Mondeo'yu kiralama şirketlerinin değil, daha çok bireysel müşterilerin beğenmesi için tasarlamış. Nitekim yeni "Kinetic" tasarım felsefesini en iyi şekilde yansıtıyor. Markanın son yenilikleri olan S-Max ve Galaxy ile gözle görünmeyecek pek çok ortak yöne sahip Mondeo, bunu dıştan sadece arka stop lambalarıyla gösteriyor.


Dış tasarım hakkında çok fazla bir şey söylemediğim için huzursuz olmayın. Fotoğrafları bu nedenle büyükçe koymayı tercih ettim. Ben, daha çok içini ve detayları anlatmayı yeğledim. Aracın bir öncekine göre ciddi boyutlarda büyümüş olmasının etkileri, elbette genişliğe hemen yansımış. Konforlu ve ergonomik arka koltuklarda oturanlar, daha hatırı sayılır diz mesafesiyle hayli memnun oluyorlar. Öndeki yolcu da, torpido gözünün daha fazla motora yaklaştırılması sonucu gerçekten ferah oturabiliyor.


Akrabalık devam ediyor


Öncelikle direksiyon, orta konsoldaki klima ve müzik sistemi elemanlarının da S-Max ve Galaxy ile "akraba" olduğunu farketmem zaman almadı. Aslında gayet normal. Zira aracın platform ve teknik elemanları, bu modellerle aynı. Hatta üretildiği yer bile. Ayrıca Volvo'nun özellikle S80'iyle de ortak genlere sahip.


Ford, yeni Mondeo'nun "Trend" ve "Titanium" donanım seçeneklerinde farklı göstergeler kullanmış. Kullandığımız araç Titanium (üstelik Stil Paketi ve Dizayn Paketi eklemeli) donanımlı olduğundan, en "şık"ını görme fırsatımız oldu. Açık söylemek gerekirse 1970'lerin efsanesi "Taunus GXL"yi anımsatan, "Convers+" adı verilen göstergeler kesinlikle hoş. Bu göstergelerin kullanılmasının nedeniyse, ortasında HMI (İnsan Otomobil Arabirimi) denilen farklı bir ekran bulunması. Tabii fonksiyonları da farklı.


Ekranın solunda yer alan otomobil resmi üzerinde farlar ve kapıların işlevlerini görüyorsunuz. Hemen yanındaki geniş bölümdeyse direksiyondan kumanda edilen bilgisayar fonksiyonları var. Müzik sistemi ve yol bilgisayarının tüm fonksiyonlarını burdan görerek ayarlayabiliyorsunuz. Siz farları yaktığınızda, ekrandaki aracın da farlarının yanması çok hoştu. Ancak tek dezavantaj, yol bilgisayarı verilerinin, ayar ekranına göre biraz küçük kalışı. Yani ayarları net görüyorsunuz, ancak tüketim filan gibi bilgiler biraz sönük duruyor.


Alüminyun görünümlü kaplamaya sahip, sportif orta konsoldaki kocaman "Power" düğmesi, kullanıcıya biraz da heyecan pompalayan bir buluş. Ek donanımlar arasında bulunan bu özellik, aracımızda anahtarsız giriş sistemiyle birlikte mevcuttu. Tabii bu sistem, benim gibi "paranoyak" biri için pek kullanışlı sayılmaz.


Hayli yüksek kalite hissi veren malzemelerle bezenmiş iç mekan, özellikle sessizlik konusunda çok başarılı. Zaten Ford'un bu araçta en övündüğü konulardan biri de bu. Tabii arkadan gelen fare tıkırtıları bozuk zeminlerde bu sessizliği bozsa da, umarım bu test aracına mahsustur.
125 HP ve 1449 kilo.


Geliyoruz aracın kalbine. Kaputunun altında yatan 125 HP'lik 1.6 lt benzinli motor, Türkiye'nin tercihleri de göz önüne alınarak (bu sınıfta satılan araçların büyük çoğunluğu vergiler yüzünden 1.6 lt olduğu için) bu araca adapte edilmiş bir makine. Yaklaşık 10 HP düşüğü, Focus'ta da mevcut.


"Çift Bağımsız Değişken Ekzantrik Zamanlaması" (TI-VCT) adı verilen teknolojiye sahip motor, aslen enerjik bir yapıya sahip olmakla birlikte, 1449 kiloluk ağırlıkla mücadelesinde zaman zaman yorgun bir ifade takılabiliyor. Bunu, özellikle ani hızlanma gereksinimlerinde hissediyorsunuz. 5 ileri manuel şanzımanla donatılmış araç, bu motorla fabrika verilerine göre 195 km/s hıza ulaşabiliyor.


Kataloğunda ortalama tüketimi ise 100 km'de ortalama 7.4 lt olarak veriliyor. Ancak biz, karışık kullanım ve klima gibi etkenlerle ortalama 8.0-8.2 lt civarında harcadık.
Sürüş dinamiği açısından hayli başarılı olan araç, yan rüzgarlardan etkinlenme eğilimi gösterebiliyor. Bununla birlikte virajlardaki güven veren karaktkeri hayli etkileyici. ESP gibi eklemeler, bunu artırıyor. Direksiyonun dozu, bir miktar daha sert olabilirdi. Süspansiyonu ise gerçekten konfora yönelik geliştirilmiş. Tabii abartılı bir yumuşaklığı yok. Aracın tasarımı ve sürücünün oturma pozisyonu gereği dar alanlarda aracın burnunu görmekte bir miktar zorlandığımı, ayrıca arkasının yüksekliği dolayısıyla da park sensörünü deli gibi aradığımı söylemeliyim.


Sonuç itibariyle yeni Mondeo, kesinlikle çekici ve teknolojik nimetleri hayli fazla olan bir otomobil. Bu nedenle sınıfının popüler modelleri arasına girmesine ve pek çok yöneticinin makam aracı olmasına kesin gözüyle bakılabilir. 50 bin YTL civarından başlayan fiyatıysa gayet normal. Tabii bizimki 60 bine yaklaşıyordu.

NELERİ VAR?


Mondeo 1.6 Titanium
ABS+EBD, ESP (Elektronik Denge Kontrol Sistemi), Çekiş Kontrol Sistemi (TCS), yanlış yakıtı engelleyen kapaksız yakıt tankı ağzı, (sürücü diz hava yastığı dahil) 7 hava yastığı, alarm, anahtarsız giriş+çalıştırma (DP: Dizayn Paketi), yağmur ve far sensörü,yıkamalı ve sürüşe duyarlı sabit viraj lambalı xenon farlar (DP), çift bölgeli otomatik klima, elektrikli ve bel destekli sürücü koltuğu, spor ön koltuklar, Convers+ gösterge ve İnsan Otomobil Arabirimi (HMI), Hız Kontrol Sistemi, radyo/CD/MP3 çalar ve sayamadıklarımız.

4X4 pazarında kıyasıya rekabet


Türkiye'de pazar payını giderek artıran 4x4 segmenti araçlarda uzun yıllar sağlamlığı ve lüks donanım paketleriyle tercih edilen Avrupalı firmalarla, uygun fiyatlarla piyasaya her gün yeni bir model sunan Uzakdoğulu firmalar arasındaki rekabet büyüyor.

Sağlamlığı ve yüksek olması sebebiyle orta sınıf otomobil kullanıcılarının tercih ettiği arazi araçlarında uzun yıllar sağlamlığı ve lüks donanımları nedeniyle Avrupa ve Amerikan firmaları tercih ediliyordu. Son yıllarda otomobil piyasasına hızlı giriş yapan Uzakdoğu firmaları ise giderek pazar payı artan bu segmente her gün yeni bir model sunarak pazardaki rekabeti kızıştırıyor. Orta sınıf otomobil kullanıcıları özellikle sağlamlığı, üst seviyede güvenlik sistemleri ve lüks donanımları sebebiyle Grand Chreeoke Jeep, Mercedes ML 320, BMW X5, Dodge Nitro, Land-Rover ve Range-Rover marka arazi araçlarını tercih ediyorlardı. Ancak bu araçlar yüksek fiyat, yüksek vergi ve normalin üzerinde yakıt tüketimleriyle eksi puan topluyordu. Bu segmente gözünü diken Uzakdoğu firmaları ise uygun fiyatları ve ekonomik motor seçenekleriyle orta sınıf otomobil kullanıcılarını kendilerine çekmeye başladı.


Nissan Pathfinder, Toyota Land Cruiser, Suzuki Grand Vitara gibi modeller, uygun fiyatlarının yanı sıra ekonomik motor seçenekleri ve Avrupalı modellerini aratmayacak lüks donanımlarıyla 4x4 piyasasında tercih edilmeye başlandı. Ancak orta yaş ve üzeri orta sınıf otomobil kullanıcıları güçlü motoru, büyük ve geniş oturma alanı ve kullanıcısına kazandırdığı prestij ile hala Avrupalı modelleri tercih etmeye devam ediyor.

Hyundai’den, arkadan itişli, 300 PS’lik yeni spor otomobil konsepti: Genesis Coupe


Hyundai, uzun zamandır heyecanla beklenen arkadan itişli yeni spor otomobil konseptini, 14 Kasım 2007’deki basın günüyle kapılarını açan Los Angeles Uluslararası Otomobil Fuarı’nda tanıttı. Genesis Coupe Konsepti, 2009 yılının ilkbaharında Hyundai’nin model yelpazesine eklenecek olan 2+2 kişilik arkadan itişli yepyeni spor otomobilinin temelini oluşturuyor.
“Sonik Turuncu” gövde rengine ve “Balistik Siyah” olarak adlandırılan karbon fiber kaputa, tavana, alt kaplamalara ve ön hava giriş kanallarına sahip olan Genesis Coupe Konsepti, şık bir görünüm ile düşük gövde ağırlığını beraber sunuyor. Genesis Coupe Konsepti, 300 PS’den fazla gücüyle hem Hyundai’nin en güçlü spor modeli olacak hem de pazardaki en uygun fiyatlı performans otomobili unvanına kavuşacak aracın da altyapısını oluşturuyor.

Genesis Coupe Konsepti’nin tasarımı oluşturulurken, daha önce hazırlanan ve oldukça beğenilen HCD8 ve HCD9 Talus konseptlerindeki çizgilere öncelikli olarak yer verildi. HCD8 spor otomobil konseptindeki “Z” şeklindeki çizgilerin karakteristiği ve ön farlarla arka stopların formu Genesis Coupe Konsepti’ne de taşınırken HCD9 Talus’un düşük kemer çizgisi de yeni araca adapte edilerek hem çekici görünüm elde edildi hem de araç içindeki yolcuların daha geniş görüş açılarıyla çevreyi görmesi sağlandı. 4.666 mm’lik uzunluğa, 1902 mm genişliğe ve 1.386 mm yüksekliğe sahip olan otomobilin dingil mesafesiyse 2.820 mm.

Genesis Coupe Konsepti’nin tasarımı oluşturulurken öncelikle Le Mans yarış otomobilleri ve özel hazırlanmış drift araçlarından esinlenildi. Özellikle ön ve arka duruşu için “öfkeli” ve “tehditkar” tanımının yapıldığı araçla ilgili Irvine-Kaliforniya’da bulunan Hyundai Tasarım Merkezi Baş Tasarımcısı Joel Piaskowski şunları söylüyor: “Genesis Coupe Konsepti’ni hazırlarken öncelikli amacımız, otomobil meraklılarının rüyalarını süsleyecek tasarıma sahip olan saf ve kusursuz bir performans otomobili yaratmaktı. Hangi açıdan bakarsanız bakın size sunduğu agresif görünümüyle de bunu başardığımızı düşünüyoruz”. Kıdemli Yaratıcı Tasarımcı Eric Stoddard ise, “Güzellik ve tehlike, Genesis Coupe Konsepti’nde bir araya geliyor. Uzaktan baktığınızda çok güzel bir otomobil olarak göze hitap ediyor. Ancak biraz yaklaştığınızda korkutucu ve tehditkar olduğunu hemen anlıyorsunuz”.

Konseptin marşpiyeleri yere mümkün olduğu kadar yakın tutularak gövde panellerinin daha geniş ve camların da daha dar tutulması sağlanmış. Böylece jantların da, şişkin çamurlukların içinde daha da ön plana çıkması sağlanmış. Agresif spor otomobili görünüşünü artırmak için çamurluklar ve camlar arasındaki mesafenin mümkün olduğunca geniş tutulmasına özen gösterilmiş.

Kaput üstündeki üçlü hava giriş kanalları, V6 motoru soğutmak için tasarlanırken bu dizaynın seri üretim araçta da aynı fonksiyonu yerine getirmesi için kullanılması planlanıyor. Arka taraftaki çift egzoz çıkışının karbon fiber difüzörleri de, öndeki hava giriş kanallarıyla aynı tasarıma sahip olduğu için tasarımın bir bütünlük oluşmuş. Yay şeklinde arkaya uzanan tavan çizgisi ve geniş arka cam, otomobilin profilini oluştururken geniş omuzlara sahip görünümünü de ön plana çıkartmış. Genesis Coupe Konsepti’nde, önde 255/35 ZR ve arkada 275/35 ZR ebadındaki lastikler ile 20 inçlik jantlar kullanılmış.

Genesis Coupe Konsepti’nde, Nisan ayında sergilenen araçtaki 3.8 litre hacimli V6 motor kullanılıyor. Motorun 300 PS’den fazla güç ve 340 Nm’den fazla tork ürettiği ifade ediliyor. Yüksek basınca dayanıklı dökme alüminyum bloğa ve sürekli değişken supap zamanlamasına sahip olan bu üstten çift egzantrikli motor, 6 ileri manuel şanzımanla birlikte Genesis Coupe Konsepti’ni 6 saniyeden daha kısa bir sürede 0’dan 100 km/s hıza çıkarıyor. Sınırlı kilitli diferansiyeli bulunan araçta, çift pistonlu Brembo kaliperlere sahip frenlere yer verilmiş. Önde kullanılan disklerin çapı 340 mm ve arka disklerin çapı da 330 mm.

Aston Martin Vantage N400


Sınırlı sayıda daha güçlü ve daha hızlı Aston Martin Roadster.
İngiliz firmanın 4.3 litre hacmindeki V8 motorlu aracı 20 beygir daha güçlendirildi ve model isminde de ifade edildiği gibi 400’e yükseldi. Aracın tempolu kullanımda daha iyi yol tutması için amortisörler ve helezonlar sertleştirilmiş. Kozmetik olarak bazı yenilikler de yapılmış, marşbiyel yan hava çıkışları ve arka stop lamba grubu yenilenmiş. Firma araçtan 240 adet üretecek.

Dodge Viper SRT10 ACR


“Artık daha zehirli”


Firma Viper SRT10 modelinin gücünü arttırdı ve kulüp sporcularına yönelik, daha spor dinamiklere sahip, yeni bir model geliştirdi. Dodge Viper SRT10 ACR veya kısaca ACR, 600 beygir gücünde bir yol otomobili. Devasa büyüklükteki, bütünü ile alüminyum V10 motor 8.4 litre hacminde.


Yarış otomobillerinden esinlenilmiş tasarım, kendini gövde de ve araç içinde bol miktarda kullanılan karbon-fiber gibi malzemeler ile gösteriyor. Araç, donanım seçeneğine göre daha hafif olarak da sipariş edilebiliyor.

Audi Cross Cabriolet quattro Concept


Los Angeles Otomobil Fuarı’nda sergilenecek konsept model için, yine henüz konsept aşamasında olan Q5 SUV’un üstü açık modeli denilebilir.


A4 ve A5 şasesi üzerine geliştirilen konseptte düşük emisyonlu, 3 litre hacminde turbo dizel motor kullanılmış. 240 beygir gücündeki motor 500 Nm de tork üretiyor. 100 kilometrede 7.3 litre yakıt tüketen araç, 100km/s hıza 7.2 saniyede çıkıyor ve 240 km/s hıza ulaşabiliyor.
Aracın ebatları şöyle: 4.62 metre uzunluğunda, 1.91 metre genişliğinde ve 1.63 metre yüksekliğinde. Dingil mesafesi de 2.81 metre.


Cross Cabriolet quattro Concept’in sütü 17 saniyede açılabiliyor.
Audi yeni konseptin, Q5’in üretimine başlandıktan sonra üretilebileceğini ifade ediyor.

Honda FCX Clarity


Honda, hidrojenle çalışan yeni aracı FCX Clarity’nin tanıtımını Los Angeles Uluslararası Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirdi. Üstün teknolojiye sahip bir hidrojen yakıt hücresine ve elektrik motoruna sahip olan FCX Clarity’nin egzosundan ise sadece su buharı çıkıyor.
Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan küresel ısınmaya karşı ideal bir çözüm olan Honda FCX Clarity, aynı zamanda bir benzinli motora göre sağladığı 3 kat fazla tasarrufla geleceğin hayalini gerçeğe taşıyor.

Leasing yöntemi ile müşteriye sunulacak olan Honda FCX Clarity, ilk planda 2008 yazında Amerika’da satışa çıkacak. Honda FCX Clarity, bakım ve kaza sigortası bedeli dahil olmak üzere aylık 600 USD’ye bu teknolojiye sahip olmak isteyenlerle buluşacak.
FCX Clarity ismini nasıl aldıGeleceğin sorunlarına net bir çözüm sağlayacağı ve toplumun sürdürülebilir bir mobiliteye ulaşmasına yardımcı olacağından dolayı Honda “saflık” “berraklık” anlamı taşıyan bu ismi yeni otomobili için seçti.


FCX Clarity nasıl çalışıyorFCX Clarity'de, otomobilin elektrik tahrikli motoru için Honda V Flow yakıt hücresinin yanı sıra tekli bir hidrojen deposu bulunuyor. Yakıt hücresi, aracın ana güç kaynağı olarak işlev görüyor. Hidrojen, yakıt hücresinde havadan alınan oksijen ile birleşiyor. Bu reaksiyonun sonucu olarak elde edilen enerji, aracın hareket etmesi için gerekli elektrik enerjisine dönüşüyor. Ayrıca aracın frenlenmesi ve yavaşlatılması sırasında elde edilen kinetik enerjiden (rejeneratif enerji olarak bilinmektedir) ek güç üretiliyor. Bu güç lityum iyon pilden elde edilen fazla enerji ile birlikte depolanıyor ve gerektiğinde yakıt hücresine destek sağlamak amacıyla kullanılıyor. FCX Clarity’nin tek emisyonu sudur.


Honda V Flow Yakıt HücresiHonda V Flow Yakıt Hücresi, daha küçük boyutları ve ağırlığına rağmen 100 kW güç üretiyor.


V Flow Yakıt Hücresi (Dikey gaz akışlı hücre yapısı)Yeni V Flow Yakıt Hücresi, hidrojen ve havanın dikey olarak aktığı ve elde edilen su yan ürününün elektrik üretim katmanından etkin bir biçimde tahliye edilebilmesi amacıyla yer çekiminden faydalanılan yeni bir hücre yapısı sunuyor. Böylece enerji üretiminde daha yüksek bir denge elde edilmesini sağlıyor. Yeni yapı aynı zamanda akış kanalı derinliğinin %17 oranında azaltılmasını mümkün kılıyor. Bu da daha ince piller ve daha kompakt bir yakıt hücresi elde edilmesinde önemli bir etken oluşturuyor.
Dalgalı Akış Kanalı Separatörleri V Flow Yakıt Hücresinde, hidrojen ve hava için aralarında yatay soğutma suyu akış kanalları olan dalgalı akış kanalları bulunuyor. Dalgalı akış kanalları, düz kanallara göre her bir kanalda daha fazla akış uzunluğu sağlarken kanal içindeki şiddetli akış, hidrojen ve hava dağılımını iyileştiriyor. Sonuç olarak hidrojen ve hava elektrot katmanının tamamına yayılıyor, böylece elektrik üretim katmanı daha verimli bir biçimde kullanılabiliyor. Üretim performansı, düz akış kanallarına göre yaklaşık %10 artıyor. Yatay soğutma suyu akışı aynı zamanda elektrik üretim katmanının tamamında daha dengeli bir soğutma sağlıyor. Böylece soğutma katmanı sayısının, eski yakıt hücrelerine göre yarıya indirilmesini mümkün kılıyor. Eski yakıt hücresinde her pil için bir soğutma katmanı bulunurken yeni yakıt hücresinde iki pil için bir soğutma katmanı bulunuyor. Kompakt ve hafif bir yakıt hücresi tasarımında önemli bir aşama olan bu yapı, yakıt hücresinin uzunluğunu %20, ağırlığını ise %30 oranında azaltıyor.
Geliştirilmiş düşük sıcaklıkta marş olanağıV Flow hücre yapısından kaynaklanan daha fazla tahliye olanağı, marş sonrasında daha yüksek güce yardımcı oluyor. Soğutma suyu hacminin azalması ve dalgalı akış kanal separatörlerinin mümkün kıldığı tek kutulu tasarım, ısı hacmini eski yakıt hücrelerine göre %40 azaltıyor. Sonuç olarak -30° C’de dahi marşa olanak sağlanıyor.
Honda V Flow Yakıt Hücresi Platformu FCX Clarity’nin devrim niteliğindeki yeni V Flow platformu, eski yakıt hücresine göre yüzde 65 daha küçük olan son derece kompakt, hafif ve güçlü Honda V Flow yakıt hücresini, iki ön koltuğun ortasında, aracın orta konsolunda barındırıyor. Yeni V Flow yakıt hücresinin kompakt boyutu daha geniş bir iç mekanı ve aynı zamanda şık, düşük sarsıntılı bir sedanda ulaşılamayacak olan diğer güç aktarım ekipmanlarının daha verimli bir şekilde yerleştirilmesini mümkün kılıyor.


FCX Clarity, eski nesil FCX'lere göre Honda yakıt hücresi teknolojisinde, performans ve yerleşim anlamında çok sayıda önemli gelişimi beraberinde getiriyor. Bunlar arasındakiler:
-yakıt tasarrufunda yüzde 20 artış (benzer boyutlara ve performansa sahip benzinli otomobillere göre 2-3 kat, benzinli-elektrikli hibrid otomobillere göre ise 1,5 kat daha tasarruflu)-otomobil menzilinde yüzde 30 artış; toplam 270 mil (yaklaşık 430 km)-güç-ağırlık oranında yüzde 120 iyileştirme; otomobilin toplam boyutlarındaki önemli artışa rağmen yakıt pili güç aktarım ekipmanları ağırlığında yaklaşık 180 kg azalma-yakıt hücresi güç aktarım ekipmanlarının boyutlarında yüzde 45 azalma; bu boyutlar hacim anlamında neredeyse modern bir benzinli-elektrikli hibrid motor ile aynıdır-eski nesil FCX'lerin ultrakapasitörüne göre yüzde 40 daha hafif, yüzde 50 daha küçük yeni lityum iyon pil takımı-eski modele göre yüzde 10 ek hidrojen kapasitesine sahip, 5.000 psi tekli hidrojen deposu.


FCX Clarity tasarımıYakıt hücreli otomobilden çok daha fazlası olan FCX Clarity, Honda’nın geleceğin otomobil tasarımı ve klasik güç aktarım teknolojilerinden özgürleşmiş performans konusundaki vizyonunu yansıtıyor. FCX Clarity’nin dört kapılı sedan platformu kısa burunlu bir gövdeye, dört kişiyi ve valizlerini kolayca alabilecek geniş bir kabini bulunuor. Elektrik motoru, yakıt hücresi, pil takımı ve hidrojen deposu da dahil olmak üzere temel güç aktarım ekipmanları daha kompakt bir halde sunuluyor. Otomobilin alanı da rahatlığı ve genel performansını optimum seviyeye taşıyor.


Gelişmiş malzeme ve bileşenlerÇevre duyarlılığına sahip bir otomobil olma imajını koruyan FCX Clarity, yeni geliştirilmiş bitkisel bir malzeme olan; standart iç mekan kaplama malzemelerine göre daha az CO2 kullanılan, son derece sağlam ve aşınma, yırtılma ve güneş ışığından kaynaklanan hasarlara karşı dayanıklı bir malzeme olan Honda Bio-Fabric'ten yapılmış koltuk ve kapı döşemelerine sahip.


Sıfır emisyonda son noktaya ulaşmaya çalışan ve geleceği düşünen müşterilere yönelik olarak tasarlanan alternatif yakıtlı otomobil FCX Clarity, aynı zamanda eksiksiz bir güvenlik, konfor ve rahatlık ekipmanları yelpazesi sunuyor. Bu özellikler arasında hidrojen istasyonlarının yerlerinin de bulunduğu mükemmel bir navigasyon sistemi, bir arka görüş kamerası, Adaptif Hız Sabitleyici (ACC), Çarpışma Hafifletici Fren Sistemi (CMBS), birinci sınıf bir ses sistemi, sıcaklık kontrollü koltuklar ve Bluetooth™ özellikleri bulunyor.


Diğer iyileştirmeler arasında bulunan elektronik kontrollü direksiyon sistemi (EPS) ve yeni tasarlanmış, hidrojen tüketiminin kolayca okunabildiği ekran, aracı müşteriler için daha da çekici kılıyor.


CO2 emisyonlarıFCX Clarity’nin tek emisyonu sudur. Hidrojen üretimi ile ilgili CO2 emisyonları kaynağa göre değişiyor ancak günümüzde en sık kullanılan yöntem olan doğal gazdan hidrojen üretimi ile söz konusu olan CO2 emisyonları, standart bir benzinli motorunkine göre yarıdan daha azdır. Elektroliz aracılığıyla sudan hidrojen üretilmesinin sonucu olarak CO2 emisyonu daha da düşmekte ve güneş, rüzgar, su ve dalga gibi sürdürülebilir kaynaklardan üretilmesi durumunda, nihai olarak sıfıra düşürülebilmektedir.


Güneş enerjisi teknolojisi alanında Honda, üretim aşamasında standart kristalin silikon pillere göre yarı yarıya daha az CO2 emisyonuna neden olan kendi güneş pillerini geliştirdi ve pillerin seri üretimine ve ticari ve ev kullanımı için perakende satışına Japonya'da başladı. Bu piller aynı zamanda Torrance AR-GE yakıt istasyonu için enerji sağlamak amacıyla da kullanılıyor.
Yakıt Pilinde liderlikHonda 40 yıl boyunca emisyonu azaltmak, yakıt tasarrufunu artırmak ve hidrojen yakıt hücreli otomobilleri geliştirmek gibi sektörün önde gelen çalışmaları dahil olmak üzere, otomobilin çevre üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla oldukça büyük çaba harcadı. Honda yakıt hücresi teknolojisinin, geleceğin temiz ve sürdürülebilir taşıma geleceği için nihai çözüm olabileceğine inanıyor. Honda’nın bu alandaki önde gelen başarıları arasında yakıt hücreli bir otomobil için alınan ilk ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve California Hava Kaynakları Kurulu belgeleri (2002); ilk yakıt hücreli otomobil satışı (2002); EPA yakıt tasarrufu değerlendirmesine tabi tutulan ilk yakıt hücreli otomobil (2002); ilk soğuk iklim müşterisi (2004); ilk ve tek perakende müşteriler (2005, 2007) ve ABD federal vergi kredisine uygun görülen ilk ve tek yakıt hücreli otomobili de bulunuyor.