En hızlı ‘çevreci’


Küresel ısınmanın sıkça konuşulduğu şu günlerde Audi’nin yeni konsepti hızlı olunurken çevreci olunabileceğini de kanıtlıyor

Petrol fiyatlarının sürekli yükseldiği ve kaynakların azaldığı dünyada, alternatif sistemlerin geliştirilmesi kaçınılmaz oluyor. Ancak durum sadece yakıt rezervlerinin tükenmesi değil; çevrenin de yavaş yavaş yok olması olunca, bu sistemlerde ‘az yakıtla çok iş’ hedefi kadar en temiz enerjiyi üretme konusu da zaruri hale geliyor. Çıkardıkları atık gazlar ile küresel ısınmada önemli rol oynayan otomobillerin de bu doğrultu da geliştirilmemesi beklenemezdi. Firmalar şu günlerde daha az kirli olan dizel, CNG ve hibrid teknolojileri üzerinde yoğunlaşmış durumdalar. Ancak tüm dünyanın ortak problemi olan küresel ısınmanın önüne geçilemeyecek olunmasıyla, optimal yakıt ve atık değerlerine sahip araçların üretilmesi firmaların öncelikli hedeflerinden biri oldu. Akla ilk gelen sistem ise Hibrid motorlarda kısmi olarak kullanılan ve çevreye hiçbir zararı olmayan elektrik motorları... Bu sistemler üzerine çalışmaya başlayan firmaların meyveleri de yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. Sıfıra yakın Audi ve International School of Design France (ISD) ortaklığıyla ortaya çıkan ‘R-Zero’ için çevrece otomobil kavramında gelinen son nokta denilebilir. Kaslı, hızlı ve spor bir otomobilin aynı zamanda çevreci de olabileceğini ispatlamak R-Zero için çok kolay olacak. Tasarımından çok motoru ile dikkat çeken konseptin açıklanan asıl can alıcı noktası ise ortaya çıkardığı emisyon değerleri… Sadece elektrik ile çalışan ve 12900 d/d’de 1091 HP maksimum güç ve 2940 Nm maksimum tork değeri sunan otomobil eğer üretilirse parmak ısırtacak performans verilerine sahip. R-Zero’nun, 0-100 km/s hızlanması 3 saniyenin altında gerçekleşiyor. Şu anda dünyanın en hızlı otomobili olan Bugatti Veyron’un 407 km/s ile kırdığı maksimum hız rekorunu da yerle bir edebilecek bu konsept teorik olarak 460 km/s hıza ulaşabiliyor. 800 voltluk Lithium-Ion pillerden aldığı enerjiyi kullanarak her bir tekerleğe bağlı dört farklı motor sayesinde hareket eden R-Zero’nun ağırlığı yaklaşık 1200 kg… Ancak piller de eklendiğinde bu ağıtlık 2 tona ulaşıyor. Tabi ki bu sadece bir konsept… Üretileceği zamana kadar birçok iyileştirmelerden geçecek ve en uygun halini alacak. Gelecekte hem performanslı hem de çevreci spor otomobillerin olabileceğinin müjdecisi olan R-Zero ve türevlerini, insanların çevreye olan bakış açılarıyla birebir örtüşen yapısıyla 2010 yılında yollarda görme ihtimalimiz bulunuyor. Bu sürecin hızlanmasını tamamıyla tüketicilerin çevreye olan duyarlılığı belirleyecek.

Martı kanatlı Japon!


Frankfurt Otomobil Fuarı’nın yaklaşması ile birlikte markaların konseptleri bir bir ortaya çıkmaya başladı. Bu yıl özellikle çevreci otomobil konseptlerinin egemenliğinde geçecek olan fuarda, yerini alacak yıldızlardan biri de Nissan Maxim.


Genç sürücüleri hedef alarak tasarlandığı belirtilen Maxim gücünü her iki aksda bulunan iki ayrı elektrik motorlarından alıyor. 3.70 m uzunluğa 1.80 m genişliğe ve 1.40 m uzunluğuna sahip olan konsept dışarıdan bakıldığında tam bir Coupe formunda görünüyor. LED teknolojisinin bolca kullanıldığı dış mekanda ilk dikkati çeken ise üçgen şeklinde tasarlanmış yan camlar oluyor. Kanat şeklinde açılan kapılardan içeri girildiğinde bizi bilgisayar oyunlarına benzer bir konsol karşılıyor. Kırmızı ağırlıklı gösterge tablosundaki kontrolleri direksiyondan ve yanındaki gösterişli kumanda elemanlarından yapmak mümkün. Ortaya konumlandırılmış sürücü koltuğunun arkasındaki 2 yolcu koltuğundan oluşan oturma şeması ile McLaren F1’ı hatırlatan konseptin hangi değişiklikleri geçirerek yollara ineceğini söylemek içinse henüz çok erken.

40. yıl anısına özel RX-8


Mazda’nın Rotary motorlu araçlarının 40. yılı anısına yapılan kutlamalar devam ediyor.

Japon üretici geçtiğimiz günlerde de çok az sayıyla sınırla olmak üzere “Rotary Engine 40th Anniversary” etiketine sahip bir RX-8’i piyasaya süreceğini duyurdu. RX-8 Type S (6 manuel vitesli) ve Type E (6 otomatik vitesli) modelleri baz alınarak üretilen özel model, özel mermer beyazı kasası ve içerideki siyah deri ve parlak gümüş rengi alkantra ile diğer RX8 modellerinden hemen ayrılacak. Bilstein amörtisörleri ve özel üretan köpükle doldurulmuş süspansiyonlarıyla konforunuza konfor katan bu özel RX-8, çok ayrıcalıklı bir motora da sahip. 40. yıl anısına yapılan RX-8, mavi reflektörlü ön sis farları, 18 inçlik koyu gümüş krom alaşım jantları, direksiyon, el freni ve viteste kullanılan özel deri kaplaması ile tamamen özel bir model olduğunu gösteriyor. Yan panellerde “limited edition” ibaresinin de bulunduğu 40. yıl anısına üretilen bu özel RX-8 Japon pazarında sadece 200 adet olarak satışa sunulacak ve Japonya fiyatı yaklaşık olarak 26.590 dolar civarında olacak.

Geleceğin otomobili Flux


‘Peugeot Tasarım yarışması’nda internet oylamaları ile en iyi tasarım seçilen Flux,Frankfurt fuarında konsept araç olarak sergileniyor

Geçen yıl Cenevre fuarında 4. ‘Peugeot Tasarım yarışması’ nda birincilik ödülü alan Romanyalı tasarım öğrencisi Mihai Panaitescu’nun eseri olan Peugeot Flux Concept, Peugeot tasarım merkezi tarafından üretime hazır hale getirilmiş. Delphine Gouget liderliğindeki ‘Peugeot Stil Merkezi’ en yeni teknoloji ile tasarım kurallarını bir araya getirerek Flux’ üç ay gibi kısa bir sürede üretilecek hale getirmiş. Policarbon ve alüminyumdan yapılan gövde yapısı, dinamik ve şık tasarımının yanısıra hidrojen yakıt pilleriyle ürettiği enerji ile dikkat çeken Flux fuarı ziyarete gelen herkesin dikkatini çekecek bir otomobil.